SUNU: Parti başkanlarına bedava mazot

Siyasal partilerin başkanları arasında tersinden bir açık arttırma gibi işleyen mazot fiyatı ile ilgili pazarlık, seçim rekabetinin niteliği ile ilgili de önemli ipuçları sunuyor. Şimdi ‘sallayın efendiler’ aşamasındayız. Seçimler böyle paldır küldür gelmeseydi gündeme, belki oy verme günü yaklaştıkça, mazot alan köylüye üzerine para vereceğini vaat edecekler de çıkacaktı meydana. Dar zamanda bu kadarı oluyor. İdare ediverin.

Mazotçular arasındaki birbirinden belirgin bir biçimde ayrılmış iki kesimi görmek gerekir önce. Bunlardan birincisi, zaten ‘hani ne oldu mazot fiyatını indirecektiniz’ sorusuyla karşılaşma olanağı bulunmayan kesimdir. Sözgelimi Haydar Baş’ı bu kesimin en önemli temsilcisi olarak ele alabiliriz. Bunu Haydar Baş’ın kendisi de ona oy verecek takribi 150.000 (eğer Kadirilerin nüfusu son 5 yılda bir patlama yaşamadıysa) seçmen de bilmektedir. Diğer kesim, sözgelimi CHP, DYP gibi iktidar ortağı olabileceği düşünülenler, onlarsa bu vaatlerin laf olsun diye dile getirildiğini bilmektedir. Ne seçimden sonra onların yakasına yapışacak olan vardır ne de kendi içlerinden verdiğimiz sözü tutmalıyız diyecek birileri... Tam tersine bizzat bu siyasal mekanizmalar içinde bir yer alabilmek, bir siyaset tarzı olarak bu tür vaatleri dile getirme kapasitesine sahip olmayı gerektirir. Memleketin her yanında Küçük Baykal’lar küçük Ağar’lar aynı rüzeneği kullanmıyor mu? Artık üniversite açılmamış il kalmadığı için bir ikincisini, üçüncüsünü vaat ederek hemşehrilerinden oy istemeyen milletvekili adayı mı var? Biliyorsunuz üniversitenin, ev kiralarını yukarı yönde hareket ettirmekten başka bir işlevi olmadığını bebekliğinde öğrenmiş kadrolar tarafından dolduruluyor TBMM sıraları.

Siyasal partiler arasındaki mazot rekabetinin Genç Parti başkanı Cem Uzan tarafından başlatıldığını hatırlayınca daha da komik oluyor sahne. Çünkü bu zat-ı muhterem, çalıp çırpma ve yağmalama üzerine oturmuş bir işadamlığı tıkanma noktasına geldiğinde çareyi, bir parti alıp döner ekmek eşliğinde pazarlamakta görmüştü de, memlekete gülücükler saçılmıştı. Şimdi tek tek dolaşıp sorsak siyaset erbabını, aralarından Cem Uzan’ı dikkate alıp onunla tartışmaya tenezzül edecek bir tanesini bulamayız. Peki Cem Uzan üslubunun bu kadar geniş bir çevre tarafından edinilmiş olmasını nasıl değerlendirmeliyiz o zaman? Tümü bir Genç Parti halini aldıkça bu siyasi partilerin, kadroları da Genç Parti kadroları haline gelmektedir. Mazot verecekler ya ucuzdan köylüye, çok geçmeyecek, her mahalleye birer de Cem Uzan verecekler. Artık ucuz mazotla Cem Uzan’ı bir arada bulunca millet, bu ikisini nasıl değerlendirebileceğine kendisi karar versin.

Tayyip Erdoğan aradan sıyrılıyor. Çünkü seçime iktidar partisi olarak giriyor. Son 5 yılda önüne konan IMF programlarını yürürlüğe koymaya memur edilen oydu. “Nerden bulacaksınız?” diyor “sanki bizim kendi petrolümüz var”. E doğruya doğru, Erdoğan gerçeği söylüyor. Köylüye ucuz mazot bulmanın, onu topraktan bizzat çıkarmaktan başka yolunu akıl edemezseniz, bunu bir bölüşüm sorunu olarak ortaya koyamazsınız, kimseye ucuz mazot veremezsiniz. Şimdi Cem Uzan’a ‘bölüşüm’ desek babasıyla arasındaki meseleyi anlar ya, diğerleri de başka bir şey anlamaz. O yüzden dergi olarak bu soruna el atıyoruz, eğer abone olurlarsa parti başkanlarına bedava mazot vereceğiz.{jcomments on}