Anasayfa İçerik Derlemeler Ortadoğu Üstü açık arabalar ve üstü başı dökülenler - Hakan Öztürk

Üstü açık arabalar ve üstü başı dökülenler - Hakan Öztürk

Halk Mısır bayrağını taşıdı ellerinde. Etrafında dans etti ama bir şey daha yaptı onlar: Mübarek'in resimlerini yırttılar.

Yandan, paralelden, uzaktan birinin değil. İçeriden birinin resmi yırtılıyordu.

Mübarek Mısırlı mıydı? Mısırlıydı. Mübarek Müslüman mıydı? Müslüman'dı ama yine de sorun vardı. İşte bu mükemmel bir sorundu.

Emperyalizmin aynı zamanda içsel bir olgu olduğu anlaşılmıştı. Düşman içlerindeydi.

Düşmanın içimizde olabileceği düşüncesi yeryüzünün en büyük keşiflerinden biridir.

Mısır halkı diyalektiği ve içerdeki çelişkiyi yakaladı.

Liberaller, kalemler-klavyeler meydanda güzel bir kaynaşmışlık olduğunu anlatıyorlar oysaki.

Tekrar bir çelişki konuşulsun istemiyorlar. Üstü açık arabalarla, üstü başı dökülenlerin birlikte çok mutlu olduğunu çaktırmaya çalışıyorlar.

Efendim, zengin fakir herkes meydandaymış.

Yahu, hangi ülkede meydanları dolduracak kadar zengin var! Bütün meydanları elbette ki o ülkenin alt sınıfları doldurur. Her yerde olduğu gibi Mısır'da da halkı bir avuç sömürgen sömürür. Onlar da meydanları değil sarayları-konakları doldurabilir ancak.

Meydanları dolduracak kadar milyonlar, fakir-fukara halktır.

Ancak onlar suda balık kadar çoktur ve çadır kurup yerde yatmaya gönül indirirler.

Liberallerin arada eşit haklı ortak şeklinde, üstü başı dökülen baldırı çıplakların yanı sıra üstü açık arabaları saymaya çalışmaları her zamanki soysuzluklarıdır.

Kemalistlerden daha fazla kaynaşmış millet meraklısıymışlar da haberimiz yokmuş. Hızlarını alamasalar internet çıktıktan sonra sınıflar ortadan kalktı diyecekler.

Kaynaşmışlık anlatırken işsizi, yoksulu, emekçiyi, ezilmiş olanı kaynatıyorlar ama sorsan baksan Kemalistlerle alay ederler. Tahrir Meydanı'nda bir zümresizlik olduğunu anlatmak için kendilerini paralıyorlar.

İşsiz gençler Ortadoğu'nun, Kuzey Afrika'nın her bir ülkesinde kendini yaktı, feda etti derdini anlatmak için, bunlar da kendilerini harab ettiler öyle bir şey yok diye.

Devrim denince saç dökülmesine karşı yeni bir ilaç çıktı sanan liberaller, Mısır'daki devrimi inkar edemez hale gelince, bunu yapanın Google olduğunu söylemeye başladılar. Google'da görevli birisini neredeyse devrimin lideri ilan edecekler.

Bu liberallerin cazgırlığından hakikaten korkulur.

Mısır halkı meydanlara döküldü, üç yüz tane şehit verdi, her türlü baskıya direnip devrim yaptı hala bunu ona teslim etmiyorlar. Herkesi kendileri gibi internetin başından kalkmaz zannediyorlar.

Popüler liberal gazetelerdeki yazarların çoğu mücadele etmekten ürkmüş eski solculardır. Arkadaşları mücadelenin zahmetleriyle boğuşurken hep bir köşede saklanıp, sinmek insana iyi bir ruh hali vermez. Hepsinin bozuk karakterinin kökeninde bu sorun vardır. Sokaklarda, meydanlarda verilmesi gereken mücadeleden yıllar önce kaçıp, kendisini notebook'un başına terfi ettirenler doğaldır ki durumu çarpıtır.

Böyle insanlar meydanlara değil bir çakal gibi mail gruplarına inerler. Yazarlar da yazarlar.

Mail grubunda atmak kolaydır. Kimseyle göz göze gelmeleri bile gerekmez. O risk bile yoktur.

Yorulmayacakları ve risk almayacakları ortamlarda var olabilen mahlukatlardır.

Yıkıyorlar ve çıkıyorlardır.

Mısır halkı, Mübarek'in resmini yırtarak kaynaşmış bir millet olmadığını gösterdi. O sadece devrim yapacak olan güçleri kaynaştırdı. O kadar. Geri kalan her şey kaynaşmamış şekilde orta yerde duruyor ve kaynaşamayacak çok şey var bu hayatta.

Mesele zaten üstü açık araba sahipleriyle, üstü başı dökülenlerin meselesidir. Bunlar kaynaşmaz.

Mısır'da kaynaşmayı engelleyen tek şey Mübarek değildir. Bilakis üstü açık arabalardır.

Devrim olabildiğini gördünüz, o çatallı dilinizi tutun artık liberal efendiler.

Mezarlığın kenarında türkü söyleseniz de, korktuğunuz başınıza gelecek.

Mübarek'in resmi yırtıldı, o üstü açık arabaların boyası da çizilecek.

15 Şubat 2011/Günlük
{jcomments on}