Anasayfa İçerik Derlemeler Ortadoğu Faşizmin düşmana ihtiyacı var - Ran Hacohen

Faşizmin düşmana ihtiyacı var - Ran Hacohen

Eğer on yıllardır doktrinleştirme ve kazanılmış haklarla kör edilmişseniz İsrail’in resmi düşüncesinden ya da doğrunun D’sine bile sahip olmayan Şimon Peres’ten farklı şeyler umabilirsiniz. Fakat dünyayı uyarmak gerek. Lübnan ya da İran’dan farklı olarak İsrail, Obama döneminde tek bir adım bile atmadı. Tam tersi düzenbaz Netanyahu, Barak, Lieberman üçlüsüyle İsrail şimdi hiç olmadığı kadar nasyonalist, faşist ve fanatik bir hükümet tarafından yönetiliyor. Aşırı nasyonalist Livni’nin profesyonel asker oportünist Mofaz’ın liderliğindeki ana muhalefet iktidar hikayesine başka bir ikili öneriyor. Böylece sınırlı genellik iki siyasal ve ideolojik iskelet biçimini alıyor. Başka bir öneri de yok. İsrail’de aşırı sağın kabinede 80’den fazla sandalyesi var. Geri kalanlar Arap Partileri, Meretz ve İşçi Partisi’nin kararsızları. Böylece İsrail medyasına da en iyi ihtimalle rasyonalizm en kötü ihtimalle de Filistin ve barış karşıtı ırkçılıktan başka bir şey bırakılmıyor.
Netanyahu her zamanki gibi kuşkusuz işgal adamı. Oğlunun bir Filistin devletinin kurulmasını asla kabul etmeyeceğini açık açık söyleyen Akıl Hocası Prof. Benzion Netanyahu’yu dinleyin. Netanyahu da babası gibi konuşuyor, Filistinliler açısından kabul edilemez hale getirmek için Bar İlan’da önerdikleri üzerine bir çok koşul belirliyor. Netanyahu’nun ‘tarihi’ iki devlet konuşmasından iki hafta önce, kabine bir Filistin devletinin oluşmasına karşı bir karar onayladı, Ürdün’ün bir Filistin devleti olmasını isteyerek Ürdünlüleri çileden çıkardı. Bunu öneren de Netanyahu’nun koalisyonundan değil de başka bir sağ partiden çıktı, fakat 53’e karşı 9 oyla onaylanarak Netanyahu’nun bir parti üyesinin organize ettiği ‘İki devletli çözüme alternatifler’ üzerine kabinenin görüşmesinden sadece birkaç gün sonra yükseltildi.
Şu halde sadece Obama dedi diye İsrail’den yerleşimci aktivitelerini durdurmasını ya da hiç değilse dondurmasını beklemek El Kaide’den silahlarını bırakmasını beklemek kadar gerçek dışıdır. İsrail’in Savunma Bakanı Ehud Barak gibi sahtekar kafaları, Batı Şeria’daki İsrail soygununu organize etmelerinin devamını sağlamak için ‘doğal büyüme’, ‘yerleşim blokları’, ‘geçici dondurma’ ve benzeri yalanlar gibi bulabildikleri en iyi ‘formülü’ uyguluyorlar.
Netanyahu’nun Bar İlan konuşması kuşatma altındaki Filistinlilerin devletlerinin kurulmasına izin vermek için yeni talebin merkezi niteliğindeydi: Evvela İsrail’i ‘bir Yahudi devlet olarak’ tanımaları gerekiyordu. Ahmakça melodiler. İsrail’in karakterini tanıyacak dışardan birine ihtiyacı mı var? Ama bu koşulun arkasındaki gerçek hedefler, İsrailli Filistinliler. İşgal altındaki Filistinlilerden İsrail’in Yahudiliğini tanımalarını istemek İsrailli Filistinlileri bitirmeye yönelik bir oyun. Eğer Mahmud Abbas İsrail’in bir Yahudi devleti olduğunu ifade ederse İsrail’deki Araplar tam bir eşitlik isteyemeyecek ve eğer bunu yaparlarsa İsrail’in dışına atılacaklar. Sömürgeleşmelerinin sonlanmasını bir önkoşul olarak tartışmayı isterlerse Filistinliler kendilerini klasik sömürge yöntemi olan böl ve yönete sunmuş olacaklar.
Ayrılmanın 60. yılına rağmen İsrail’deki Filistinliler hala güvenilmez bir azınlık olarak görülüyorlar. İsrail sağ kanadı, İsrail’deki Arapların öncülük etmelerini istedikleri bir kışkırtmayla terör saldırıları ve sokak çatışmaları umuduyla açıkça bu azınlığa son vermek istiyor. Bu, istenilen korku ve daima gelişmeye ihtiyaç duyan faşizm düşmanlığı atmosferini yaratabilir. Bir Arap-İsrailli intifadası, ulusal ve uluslararası bir çok sağcı İsrail’in şeytan aldatmasıdır ve bu, onların İsrail’i bir kez daha Arapların, Müslümanların, Yahudi olmayanların eziyetleri için bir kurban olarak göstermelerine imkan verebilir, gerçekte olduğu gibi düzenbaz sömürgeci, dinsel bir güç olarak gösterilmesine değil.

22 Temmuz 2009 tarihinde www.evrensel.net adresinde yayınlanmıştır.

{jcomments on}