Temel İdeolojik Yönelimler

ideolojiYayın politikamızı belirleyen genel kabuller, ilkeler ve ideolojik çerçeve...

Abonelik

abonelikYarınlar'a abone olun, hem dergiye katkıda bulunun hem de derginiz her ay adresinize gelsin.

Dergi Arşivi

arsivYarınlar'ın geçmiş tüm sayılarına, yayınlamış tüm yazılarına ulaşabilirsiniz.

Anasayfa İçerik Derlemeler Kültür - Bilim Ardıç ve domuz boku'nun sırrı! - Mustafa Topal

Ardıç ve domuz boku'nun sırrı! - Mustafa Topal

Ardıç ağacı meyveye durduktan bir süre sonra tohumlarını yere döker. Ancak ardıç tohumu çimlenme engellidir. Bu nedenle çimlenmesi için özel bir koşula gerek vardır. O özel koşulu ise ardıç kuşudur.

Ardıç kuşu ardıç ağacının meyvesini yediğinde kuşun midesindeki ve bağırsaklarındaki sindirim enzimleri bu tohumlarda belli bir kimyasal dönüşüme neden olur. Ardıç kuşunun dışkısıyla toprağa karışan tohum böylece çimlenip büyüyebilir.

Anlayacağınız Ardıç ağacının hayat bulması, ardıç kuşunun dışkısına, çocuk diliyle kakasına, amiyane deyişle bokuna muhtaçtır. Ne var ki varlığını boka borçlu olan tek canlı ardıç ağacı değildir. İnsan suretinde ortalarda dolaşan bir başka Ardıç Tohumu türü de aynı ardıç ağacı gibi varlığını sürdürebilmek için periyodik olarak boka bulanmak ihtiyacı hisseder.

Doğrusu ya bu benzerliğe şaşmak gerekmiyor. Genetik biliminin ortaya koyduğu veriler insan ile en basit canlılardan birisi olarak bilinen mantar küfü arasındaki genetik ortaklığın bile %60'lar civarında olduğunu söylüyor. Dolayısıyla bir servi türü olan Ardıç Tohumu ile bir memeli türünden doğma Ardıç Tohumu arasındaki benzerlik .

Eskilerin bir kişinin tıynetini belirtmek için sık sık kullandıkları "ismiyle müsemma" deyişini TDK'nın Büyük Türkçe Sözlüğü "Fiziksel yapısıyla veya karakteriyle adı örtüşen" biçiminde tanımlıyor.

Yalaka ve yandaş basının ismiyle müsemma mümtaz şahsiyetlerinden bir Ardıç Tohumu'nun bir gazetede köşe yazıları yazıyor olması onun aydın, düşünen, eleştiren, yorumlayan, görüş beyan eden birisi olduğu anlamına gelmez; çünkü onun böylesi gereksiz işlerle alıp veremediği yoktur. Onun tek bildiği, sağa sola çemkirmek, ona buna lakap takıp havlamak ya da kendisinden söz ettirecek biçiminde birilerine kara çalmak, hakaret etmek ve başkalarının değerlerine küfür etmektir. Bu nedenle kaleminden pislikten ve necasetten başka bir şey damlamaz. Kerhane ile peşrev çekip, puştluktan dem vurduktan sonra, ne yapar eder sözü boka püsüre, bir şeyin içine ya da bir yerlerine etmeye getirir.

Ardıç Tohumu'nun tartışma, eleştirme ya da görüş alışverişi yerine sağa sola bok atmasının, sık sık kendi bokuyla kavga etmesinin, bokunun püsürünün bitmemesinin, sık sık bokyedi başılık yapmasının, birisine küfretme fırsatı doğunca bokunda boncuk bulmuş gibi sevinmesinin, her tartışmanın bokunu çıkarmasının, sonunda da sıklıkla ona düşenin bok yemek olmasının başka ne anlamı olabilir?

İnsan suretindeki Ardıç Tohumu bir de kendi pisliği içinde mesut mutlu bir biçimde banyo yapan domuza çok benzer. O da tıpkı domuz gibi pisliğe bulandıkça gevşer, sırıtır, çevresine gülücükler ve pislikler atmaya başlar. Bunu yaparken bütün istediği başkalarının da ona aynı tepkiyi vermesi, üzerine pislikler yağdırmasıdır.

İyi ama bir domuz neden böyle davranır? Nedir bu davranışın sırrı?

Domuzun vücudundaki terleme sistemi diğer memelilere göre çok yetersizdir. Derisindeki terleme bezleri yok dense yeridir. Bu nedenle domuz beden içi ısı ayarını terleme yoluyla yapamayınca ya soğuk bir yüzeye ya da nemlendirici ortama ihtiyaç duyar. Derisini nemlendirip su buharlaşması yoluyla beden ısısını ayarlamaya çalışır. Su bulamadığında da nem ihtiyacını kendi pisliğine bulaşarak karşılamak zorunda kalır. Uzun sözün kısası bu hayvanın pisliğe bulanması bir tercih olmaktan çok bedensel yapısının bir gereğidir.

Bu kısa açıklamadan sonra Ardıç Tohumu'nun ne kaleminin ne de burnunun neden bir türlü boktan kurtulamadığı, sözlerinin neden dönüp dolaşıp boka bulandığı iyice belli oluyor. Boşuna kişi ahbabından bellidir dememişler! Hayvanlar aleminin, memeliler sınıfının, çift toynaklılar takımının, domuzgiller familyasından, sus scrofa cinsinden herhangi bir domuz ile ardıç kuşu bokundan neşvünema bulmuş Ardıç Tohumu arasındaki benzerliğe, tıpkı onun ardıç ağacıyla olan benzerliğine olduğu gibi şaşmamak gerekiyor.

Şaptan olur mu şeker, cinsine yandığım cinsine çeker!

1 Mart 2011/Sol.org.tr

{jcomments on}