Temel İdeolojik Yönelimler

ideolojiYayın politikamızı belirleyen genel kabuller, ilkeler ve ideolojik çerçeve...

Abonelik

abonelikYarınlar'a abone olun, hem dergiye katkıda bulunun hem de derginiz her ay adresinize gelsin.

Dergi Arşivi

arsivYarınlar'ın geçmiş tüm sayılarına, yayınlamış tüm yazılarına ulaşabilirsiniz.

Yeni başkan Obama

ABD'nin 44. başkanı Obama oldu. Başkanlık seçimlerinde Cumhuriyetçi McCain'i geride bırakarak ABD'nin ilk siyahi başkanı olan Demokrat Obama, sadece ABD için değil, aynı zamanda tüm dünya için değişimin ve umudun temsilcisi olarak lanse ediliyor. Anlaşılan o ki, nasıl AKP hükümeti Türkiye'deki ceberrut devletin ezberini bozmuşsa, benzer şekilde Obama da ABD'nin işgalci, şiddet yanlısı, "Bush"cu ezberini bozacak. Oysaki, böylesi bir iddiayla siyaset sahnesinde yer alan Obama'yı değerlendirirken, her daim hatırlanması gereken ve Obama'nın siyahi olmasından daha belirleyeci olan bazı gerçekleri dikkatten kaçırmamalıyız.

Devletlerin, özellikle de ABD gibi emperyalist hiyerarşinin en tepesinde yer alan bir devletin dış politikasının, siyasi yöneticinin değişim ve umut söylemleriyle değil, devletin uluslararası çıkarlarının sürekliliğini esas alacak şekilde devam ettiğinin altını izmek durumundayız. İkinci olarak, anımsatmak gerekirse, dünya bundan önce siyahi bir başkan görmemişti belki ama siyahi dış işleri bakanları görmüştü. Ūstelik bu dış işleri bakanları statükocu Bush'un bakanlarıydı ve belirleyici olan onların derilerinin renklerinin ne kadar siyah olduğu değil, hangi siyaseti temsilen orada bulunduklarıydı. Ūçüncü olaraksa, Demokratların özellikle uluslararası siyasetteki eğilimleri hatırlandığında, Cumhuriyetçilerle aralarında ciddi farklar olmadığı vurgulanmlıdır. ABD dünya çapında her anti-komünist hareketi desteklerken, Küba'ya Domuzlar Körfezi çıkarması emrini veren Demokrat Kennedy'di, tıpkı Somali'yi işgal eden ABD birliklerinin başka bir Demokrat olan Clinton tarafından oraya gönderildiği gerçeği gibi... Son olaraksa şunu belirmek gerekir ki, ABD, Afganistan ve özellikle de Irak işgalleri sırasında bölgede nefret edilen güç haline gelmiş, prestij kaybetmiş ve anti-amerikancılık önemli bir siyasi akım haline gelmiştir. Diğer taraftan da ciddi bir ekonomik kriz tarafından tehdit edilmektedir. Tam da bu noktada yıpranan ABD hegemonyasının yeniden yapılandırılması için, ikinci bir Bush'un değil, Obama'nın seçilmesinin çok daha işlevsel olacağını tekrar tekrar vurgulamak gerekmektedir.{jcomments on}

 

Bilim ve Gelecek

bilim-ve-gelecek-99