Bir süredir internet sitesi olarak varlığını sürdüren Yarınlar dergisi yeniden basılı yayın olarak çıkıyor. Neden? Yarınlar, bir parçası olduğu Türkiye Sosyalist Hareketi bünyesinde nasıl bir işlev görmeyi hedefliyor?
Öncelikle iki saptama yapmak gerekiyor:
1) Ülkemiz belki de tarihinin en kritik dönemini yaşıyor. Küresel sermayenin ve başta ABD olmak üzere emperyalist devletlerin dayatması ve AKP marifetiyle yaklaşık 10 yıldır sürdürülen restorasyon süreci artık meyvelerini vermeye başladı. Ülkemizde yeni bir rejim kuruluyor. Türkiye’nin hem sosyolojisi değişmiştir hem de siyasal rejimi. Bu yeni rejim eskisinden çok daha gerici, halk düşmanı ve zalimdir. Dolayısıyla çok daha çetin bir mücadeleyi gerektirmektedir.
2) 1960’ların sonunda ortaya çıkan, 70’lerde ciddi olarak kitleselleşen, 80’lerde ve 90’larda büyük darbeler alıp politika arenasının dışına düşen ve yapmaya çalıştığı çıkışlar hep başarısızlıkla sonuçlanan Türkiye Sosyalist Hareketi bugün dibe vurmuştur. Tüm iyi niyetli çabalara rağmen içinde Türkiye halkına umut veren, ülkenin geleceğinde söz sahibi olma iddiası gerçekten taşıyabilen canlı bir odak kalmamıştır. Bu durumun öznel nedenleri olmakla birlikte, esas neden nesneldir. Türkiye’nin sosyolojisi değişmiş, Türkiye Sosyalist Hareketi bu değişime devrimci bir yanıt üretememiş ve sosyoloji dışına düşmüştür.
Eskiyi hatası ve sevabıyla miras kabul eden, ama eskinin devamı olmayan yeni bir çıkış ve giderek yeni bir odak örgütlemek gerekiyor. Tabii ki yeni bir çıkış salt öznel çabalarla oluşmaz; olabilseydi şimdiye kadar çoktan olurdu. Yeni bir sosyalist çıkış, ülkenin sosyolojisindeki kendisine uygun maddi bir dinamiğin hareketlenmesiyle, o dalganın üzerinde oluşacaktır. Şu anda böyle bir dalgalanma yok. O halde bugün yapılması gereken, gelecekteki olası bir çıkışa hazırlık niteliği taşıyan kurumsallaşmaları oluşturmaya çalışmaktır. İşte Yarınlar dergisi bu çabanın bir parçası olma iddiasıyla çıkıyor.
Gelecekteki olası bir çıkışa yönelik hazırlığın hedefi, 10 yıllık restorasyon sürecinin toplum üzerindeki etkilerinin de analiz edilerek Türkiye Sosyalist Hareketi içinde gelişmeye başlayan politik yarılmayı daha da berraklaştırarak bir sıçrama tahtası işlevine kavuşturmak olmalıdır. 12 Eylül sonrası sola sirayet eden ve uzun süre yaygın biçimde kabul gören, siyasi alanda kendini bazen milliyetçilik bazen de liberalim şeklinde değişik formlarda var eden kimi hatalar artık geride bırakılmalıdır. Solun etkisizleşmesinde etkisi olan Türkiye’nin değişen sosyolojisi de Yarınlar sayfalarının önemli tartışma başlıklarından biri olacaktır.
Türkiye Sosyalist Hareketi bugüne kadar verilen ve bugün de sürdürülen sayısız mücadele deneyimi ve iradesi ile zengin bir birikimi ifade ediyor. Bu birikimin ileri taşınmasına katkıda bulunmak en başta tarihi kendisi ile yeniden başlatan “ham solcu” çıkışlarından ayrışmayı gerektiriyor. Yeni bir çıkış ve odağın örgütlenmesi sorunu da bugün Türkiye Sosyalist Hareketini oluşturan, çeşitli yerlerde örgütlü olan ya da örgütsüz kalmış devrimcilerin birlikte özneleşeceği bir süreçle çözülebilir.
Yarınlar teorik-politik bir dergi. Aylık bir periyodu bulunduğu için, “gün”ü değil “süreç”i yakalamaya ve yön vermeye çalışacak. Esas olarak haber değil, analiz ve yorum dergisi olacak. Tavır alacak, hat çizecek, politika önerecek. Tartışmalar yapacak; ama bir tartışma platformu değil, çizgi sahibi bir dergi olacak. Kapalı devre bir yayın olmamaya özen gösterecek. Tüm topluma, onun öncü güçlerine seslenecek.
Bir “Temel İdeolojik Yönelimler” metnimiz var. Bu metin bir çerçevedir. İçi doldurulmaya, netleştirilmeye, derinleştirilmeye muhtaç ve yeniden üretilmeye açık. Bunu yazarlarımız, okurlarımız ve bu çabaya destek vermek isteyecek devrimcilerle birlikte yapacağız.
***
Yarınlar dergisi kolektif çabanın ve karşılıksız emeğin ürünüdür ve yayın yaşamına da böyle devam edecek. Devrimci bir yayın başka türlü gerçekleşemez zaten. Bir abone kampanyası açıyoruz. Böyle bir dönemde böyle bir yayın çalışmasını sürdürülebilir kılan birinci unsur abonelerdir. Biliyoruz ki 2006 Ekim ayından bugüne Yarınlar ile tanışan, katkıda bulunan çok sayıda insan var. İki yıllık zorunlu ve zorlu bir aranın ardından, en basit itirazların dahi cezasının kesildiği bir dönemde geleceğe, Yarınlar’a olan inancını diri tutan, bu derginin mutfağında sabahlayacak bu dergiyi ellerinde okuyucusuna ulaştıracak olmanın heyecanını duyan bir kolektif var. Yayıncılığın olmazsa olmazıdır bunlar. Umudunu kaybetmeyen herkesi bu çabanın bir ucundan tutmaya çağırıyoruz. Ekim ayı başında buluşmak dileğiyle...