
Kesk ve Kamu-Sen'in 25 Kasım'da gerçekleştirdiği grev, ODTÜ'de de hayatı durdurdu. Eğitim-Sen 5 No'lu Şube ODTÜ Temsilciliğine bağlı emekçiler ve greve destek veren öğrenciler, 25 Kasım günü erken sabah 07.30'da Rektörlük önünde buluştu. Rektörlük binasının önündeki yolu kapatıp servislerle gelen arkadaşlarıyla buluşan Eğitim-Sen'liler, burada bir basın açıklaması okudu. Saat 09.00'a kadar halay ve sloganlarla Rektörlük binasının önünde eyleme devam eden emekçiler, 09.00'da yürüyüşe geçti. ODTÜ içerisinde yapılan yürüyüş, A1 kapısına gelindiğinde 500 kişiyi aştı. Buradan Eskişehir yoluna çıkan kortej, Eskişehir yolunu kapatarak Kızılay'a kadar sloganlar ve marşlar eşliğinde yürüdü. Saat 13.00 sularında Ziya Gökalp Caddesi'ne gelen kortej, burada yapılmakta olan Kesk mitingine katıldı.
Eğitim Sen 5 No'lu Şube ODTÜ Temsilciliği'nin okuduğu basın açıklaması şöyle:
BU ÜLKENİN ONURLU İNSANLARI, EMEKÇİLER, DOSTLAR
Bugün burada; yıllardır emeğe sahip çıkan, emeğin özgürlüğü için mücadelenin simgesi olan ODTÜ’de, gasp edilen grev ve toplu iş sözleşme hakkımıza sahip çıkmak için toplandık. ODTÜ dün olduğu gibi, bugün de tarihine yakışanı yapıyor ve emeğe sahip çıkıyor. Mücadelesini sürdürüyor. Bugünde burada toplanan sizler bunun en büyük kanıtısınız. Hoşgeldiniz.
Değerli dostlar,
AKP, yeni sendikalar yasa tasarısı ile kazanılmış sendikal haklarımıza, emekli ikramiyelerimize ve işçi arkadaşlarımızın Kıdem tazminatlarına göz dikmektedir. Kıdem tazminatlarının azaltılarak, işsizlik fonundan ödetilmesi ve giderek ortadan kaldırılmasının planlarını yapmaktadır.
Emekçileri “köleler” gibi, tutup kiralayacak, “işçi kiralama” büroları, sözüm ona işçi istihdam büroları gündemdedir. İşyeri ve meslek sendikalarını yasallaştırarak, işçi sendikalarını devreden çıkaracak, doğrudan patronlarca kurulacak sendikalar oluşturulmak istenmektedir.
Türkiye’nin de kabul ettiği, imzaladığı, uluslararası anlaşmalara göre tanınmış olan toplu iş sözleşmesi ve grev yapma hakkımızın uygulanması, AKP İktidarı tarafından engellenmek istenmektedir.
Kardeşler
İktidara geldiği günden beri AKP, her fırsatta bu ülkeye ve emekçisine düşmanca tavrını gösterdi. AKP Ülkeyi emperyalizme peşkeş çekmek, emeği köleleştirmek ve efendilerine yaranmak için elinden geleni ardına koymadı.
Ülke çıkarına uygun olmayan, emeğe karşı olan, birçok yasayı meclisten geçirdi. Ülkeyi emperyalizme daha da bağımlı, çalışanı, işçiyi memuru, emekliyi daha yoksul hale getirdi. Gericilik toplumun her alanına nüfuz etti. İşsizlik yoksulluk aldı başını yürüdü. Temel bütün ihtiyaçlarımız piyasaya teslim edildi. Eğitim sağlık dâhil her şey paralı hale geldi.
Artık yalnızca parası olan, sağlık ve eğitim hizmetlerinden yararlanabiliyor. Emekçiler, ilaç paralarını ödeyemez, emekçi çocukları, artan harç, yurt ve ulaşım paralarını karşılayamaz durumda.
Paran kadar insansın diyorlar artık.
Ama Tayipgillerin ve çocuklarının bir elleri yağda, diğer elleri balda. Milyarlarca Dolar servete sahip olduğu söylenenler için, elbette kriz teğet geçti. Ama her zaman olduğu gibi krizin yükünü taşımaya devam ediyoruz.
Siyasi iktidarın savunucuları Her nedense, büyüyor dedikleri ülkeden, artıyor dedikleri milli gelirden bizim payımıza düşen yoksulluk ve açlık oldu. Halkın yoksulluğu ülkenin bağımlılığı artmakta, gericilik büyümektedir.,
Bölgecilik, ayrımcılık, iç savaş riski büyümektedir.
ABD istiyor diye bu ülkenin halklarını birbirine düşman edilmektedir.
Bütün bunların farkındayız ve karşısındayız. Bunun için bugün buradayız.
Haftalardır, tüm bu gerçekleri açtığımız stantlarla, birimlerde yaptığımız toplantılarla, birebir görüşmlerle, panallerle, sergilerle anlatmaya çalıştık. ODTÜ de sesimizi duymayan kalmadı.
Şimdi, ülkemizin dört bir tarafında yüzbinlerce işçi kardeşlerimizle birlikte aynı anda gücümüzü ve kararlılığımızı bir kez daha ve daha güçlü bir şekilde gösteriyoruz.
Bugün kamu emekçilerinin haklarını savunurken, aynı zamanda bu ülkede emeği ile geçinen herkesin haklarını da savunuyoruz.
ODTÜ emekçileri bundan sonra da emekçi sınıfların hak arama mücadelesinde yerini almaya devam edecektir.
Ülkemizi satanlara, haklarımızı gasp edenlere karşı; ülkemize de, haklarımıza da sahip çıktığımızı, hep birlikte milyonlarca kez haykırıyoruz.
Grev ve toplu iş sözleşmesi hakkımıza sahip çıkacağız.
Bu, böyle biline!
İÇİNDEKİLER
-
Bir entelektüelin kısa biyografisi: ‘Yeni sol’ ‘eski sınıf’a karşı! Cehalet modern dünyanın tanıdığı eski bir düşmandır. Ama...
-
Mezardan çıkan sınıf siyasete yol gösteriyor! İşçi sınıfı, bu sefer, fabrikalardan tarlalardan gelip ‘sınıf’...
-
Neo-liberalizmin Türkiye macerası Orhun Demir - Bugün TEKEL işçilerinin Türkiye gündemine oturan...
-
İşçi sınıfı hareketi ve sendikalar Uğur Erözkan - İşçiler nasıl kazanacaklarını sendikadan...
-
Siyasetin kılıcı keskindir Gerçek düşman teorik bir düşman değildir. Gerçek olaylar, soyutlamaların...
-
Ayaklar başa kafa tutuyor Yalçın Atbaş - Ankara’nın göbeğinde kolluk kuvvetleri, soğuk,...
-
Genç siviller artık çok rahat! İlkin Hodul - Genç Siviller’in bütün toplumu kucaklayan karakteri...
-
Nazlı Ilıcak’ı nasıl bilirdiniz? Deniz Karakaş - Günün birinde hakkın rahmetine kavuştuğunda...
-
Taraf gazetesinin operasyonel gücünü nasıl anlamalı? Uğur Yıldırım - Fakat anlatmak istediğimiz şudur: sağ ve...
-
Açılım üçlemesi ve AKP kamburu gerçekler Şule Dede - Alevilerle katillerini aynı masaya oturtmaya yeltenmek,...
-
That was a good life; Güle güle Ertuğrul Haluk T. Canatay - Hangi ıssız gecelerde bu sıcacık anı gelip,...
-
Majestelerinin sol partisi: Ne ‘yeni’sin ne ‘sol’sun! Ali Kızıloğlu - AKP kendine zorluk çıkaracak bütün kuvvetleri...
-
Devrimcilerin cinsiyetçilikten kaçarı yok mu? Alper İzkara - Yürüyüş’ün eleştirileri bilimsel temellere...
-
Ortadoğu’da bir ABD Tiyatrosu: Türkiye-İsrail çekişmesi Gururcan Çalışkan - Hiç şüphesiz İsrail’in başta Filistin...
- 1
- 2





