12 Mart 2010, Cuma
   
Metin Boyutu

Memleketin baharına, genel greve!

tekelAKP korkuyor, ama yeterince değil. AKP’ye, neo-liberalizme ve emperyalizme karşı emeğine ve geleceğine sahip çıkanlar 4 Şubat’ta, Perşembe günü genel greve çıkıyor! Memleketin siyaset sahnesinde kışın ortasında yeni bir perde açılıyor, bahar geliyor!

TEKEL işçilerinin mücadelesi yaklaşık iki aydır aralıksız büyüyor. İşçiler, yılgınlığa düşmeden, umutlarını kaybetmeden, taleplerinden ve beraberliklerinden vazgeçmeden emeklerine sahip çıkıyorlar. Polis copları, biber gazları kararlılıklarını artırmaktan başka hiçbir işe yaramadı. AKP hükümetinin çevirdiği sırt ve Tayyip Erdoğan’ın köpürdeyen ağzından çıkan yalanlar, sadece mücadelenin haklılığını kanıtladı. Ankara sokaklarına işleyen; açlık, işsizlik ve geleceksizlik politikalarına direniş sesleri, ülkenin her yanında bulduğu karşılıklarla yükselmeye devam ediyor.

AKP hükümetinde yükselen ise korku. Gözlerini sıkı sıkı kapayıp ‘Dağıtın!’ emri verdiler, gözlerini açtıklarında işçiler hala oradaydı. Her kapatıp açtıklarında bir öncekinden daha fazla olduklarını, olduğumuzu gördüler. Şimdi tehditler savuruyorlar. Erdoğan’ın o kadar çok ve o kadar cesur konuşuyor olması korkudan başka neyin göstergesidir? Nazım Hikmet yıllar önce yorumlamış:’Çok korktuğu için çok konuşuyor!’ Peki neden korkuyor ‘haşmetlü’ Recep Tayyip Erdoğan?

Çünkü TEKEL işçilerinin bu ölümüne başkaldırısı AKP’nin saltanatına vuruyor. Siyasetin Tayyip Erdoğan’ın iki dudağı arasında şekillendiği görüsü parçalanıyor. Ne yalnızlaştırıcı söylemler, ne de polis eliyle uygulanan şiddet TEKEL işçisine boyun eğdirebildi, eğdirebilecek. İktidara geldiğinden beri kendine muhalif tüm öğeleri eline geçirdiği baskı ve zor mekanizmasıyla tasfiye eden, her çatlak sesi bastıran AKP hükümetinin karşısında dimdik duran TEKEL işçisi, ‘demokrasi’ planlarını tehdit ediyor.

Çünkü TEKEL işçisi AKP’ye vurduğu ölçüde emperyalizme ve neo-liberal politikalara da vuruyor. Direniş, yalnızca 4C dayatmasını, esnek ve güvencesiz çalışma koşullarını değil, bugüne kadar ‘babalar gibi’ yapılan özelleştirmelerin emekçiye çıkan faturasını teşhir ediyor. Ve AKP’nin de bildiği üzere, bu bir yumak; çektikçe sağlıkta güvencesizlik de geliyor, eğitimin paralılaştırılması da… TEKEL işçisi o yumağın altında ezilen herkesi kavgasına katarak, neo-liberal, emperyalist politikaların karşısında bir saf örgütlüyor.

Çünkü TEKEL işçisi herkese öğretiyor. İşçi sınıfının gücünü ve direncini öğretiyor. Sermayenin bu güç karşısındaki çaresizliğini öğretiyor. Mücadeleyi ve kararlılığı, dayanışmayı ve halkların kardeşliğini öğretiyor!

Çünkü TEKEL işçisinin zaferi demek, 4C’li tüm emekçilerin zaferi demek! Greve katıldıkları gerekçesiyle işten atılan demiryolu işçilerinin, sözleşmeleri bittiği için kapının önüne konan itfaiye işçilerinin, sağlığın piyasalaştırılmasına karşı çıkan eczacıların ve doktorların, ataması yapılmayan öğretmenlerin, parasız ve bilimsel eğitim isteyen öğrencilerin mücadelesine umut ve güç katmak demek! AKP’nin elini zayıflatmak, emek, bağımsızlık ve özgürlük mücadelesini kuvvetlendirmek demek!

AKP korkuyor, ama yeterince değil. AKP’ye, neo-liberalizme ve emperyalizme karşı emeğine ve geleceğine sahip çıkanlar 4 Şubat’ta, Perşembe günü genel greve çıkıyor! Memleketin siyaset sahnesinde kışın ortasında yeni bir perde açılıyor, bahar geliyor!

2 Şubat 2010

YARINLAR

Yorumlar 

 
0 #1 sercan 2010-02-04 03:37 bugün bu iş kopacak. öyle ya da böyle. türk-iş bu işin arkasında ne kadar duracak göreceğiz. arkasında durmazsa da o binada cam çerçeve kalır mı onu göreceğiz. kolay gelsin hepimize. Alıntı
 

Yorum ekle


BİLİM VE GELECEK DERGİSİ

Reklam

BİLİM VE GELECEK KİTAPLIĞI

Reklam

SON SAYI

  • Dergi Arşivi

İÇİNDEKİLER

  • 1
  • 2