Konser baskınında ikinci perde: Öpüştüler barıştılar!

‘Telaşlanmayın’ demiştik. “Saldıran kendi çocuklarınız ne de olsa... Vereceği zarar sınırlıdır.” Evlatlar babaya ihanet etmedi! Burjuvazinin saraylarının nezaketi ile eli kanlı maşaları arasındaki mesele böylece tatlıya bağlandı.
Alperenlerin büyük sözü dinlemesi ile İdil Biret’in ‘geniş’ hoşgörüsü birleşti, ortada erken konuşan bir Kültür Bakanı kaldı.İdil Biret’in Topkapı Sarayı’nda verdiği konserin içki içildiği gerekçesiyle Alperen Ocağı üyesi faşistler tarafından basılmasının yankıları sürüyor.
Ölümü ile hoşgörü kahramanı ilan edilen Muhsin Yazıcıoğlu’nun çocukları, yaptıkları eylemle Türk medyasının yüzünü kara çıkartmış, Yazıcıoğlu’nu göklere çıkaran medyadan büyük tepki almıştı.
Read More
Konuyu Kültür Bakanı Günay’ın deyimiyle bir grup yaratık ile özgür sanat arasında uzlaşmaz bir çatışma olarak görenler ise ne kadar yanıldıklarını fotoğrafa bakarak anlayabilirler. Alperen Ocakları Genel Başkanı Abdullah Gürgür, beraberinde BBP’li bir heyet ile bugün olay yerinde gönül aldı.
Topkapı Sarayı Müzesi Başkanı İlber Ortaylı, makam odasında gerçekleşen buluşmada şunları söyledi: “Bu işin bu şekilde neticelenmesinden çok memnunum. Böyle olması gerekiyordu. Protestonun bir usulü olduğunu söyledik. İdil Biret’e gerekli ihtimam ve saygıyı gösterdiler. İdil Biret konseri her zaman Topkapı Sarayı'nda olur.”
İdil Biret’e çiçek vererek kendisinden özür dileyen Alperen Ocakları Başkanı ise kamuoyunu samimiyete davet ederek “Alperen Ocakları burada üzerine düşen hassas görevi yerine getirdi ve gerginliklerin sona ermesi için adım attı. Bundan sonraki süreçte kamuoyu ile basın aynı samimiyette olmalı. Kültür Bakanı'mızı Alperen Ocağı'na davet ediyoruz, kültür seviyesini bizzat görsün” dedi.
Protesto sonrası bir anda sanat özgürlüğünün bayrağı durumuna getirilen ünlü piyanist ise “Olanı değiştiremezsiniz. Benim düşüncemde keşke yoktur, olan olmuştur. Önemli olan bunu düzeltmektir. Bana çiçek getirdi Alperen delagasyonu, teşekkürü kabul ettim. Bu şekilde de hadise tatlıya bağlanmış oldu. Bu çiçekler onun göstergesi” diyerek memnuniyetini bildirdi.
‘Telaşlanmayın’ demiştik. “Saldıran kendi çocuklarınız ne de olsa... Vereceği zarar sınırlıdır.” Evlatlar babaya ihanet etmedi! Burjuvazinin saraylarının nezaketi ile eli kanlı maşaları arasındaki mesele böylece tatlıya bağlandı. Alperenlerin büyük sözü dinlemesi ile İdil Biret’in ‘geniş’ hoşgörüsü birleşti, ortada erken konuşan bir Kültür Bakanı kaldı.
14 Temmuz 2009
YARINLAR{jcomments on}