Temel İdeolojik Yönelimler

ideolojiYayın politikamızı belirleyen genel kabuller, ilkeler ve ideolojik çerçeve...

Abonelik

abonelikYarınlar'a abone olun, hem dergiye katkıda bulunun hem de derginiz her ay adresinize gelsin.

Dergi Arşivi

arsivYarınlar'ın geçmiş tüm sayılarına, yayınlamış tüm yazılarına ulaşabilirsiniz.

Kazmayı sana da vurabilirler; bana da, ona da...

ozgur-basinAKP başarılı bir şekilde, sahip olduğu iktidarı perçinlemek için, kendisine engel teşkil edebilecek “pürüzleri” bir bir temizliyor.

Son zamanlarda gerçekleştirilen siyasi operasyonlara baktığımızda AKP hükümetinin aslında korktuğu ve bir şeyleri saklamaya çalıştığı aşikardır.

Ergenekon'u Anlama Kılavuzu adlı bir kitap yazmış olan Ahmet Şık'ın “ergenekoncu” diye tutuklanması trajik komedyadır. Nedim Şener de, hükümeti ve cemaati “rahatsız etme” ihtimaline rağmen, Gülen cemaatinin Emniyet örgütlenmesini kaleme almaktan geri durmamıştır.

Dam üstünde saksağan bulan AKP'nin, saksağanın beline salladığı kazmayla vurmadığı şey kalmadı.

Farazi, konuyla kıyısından köşesinden bile alakalı olmayan kişiler de hali hazırdaki durumdan nasibini alıyor. AKP'nin gerici kuşatması yüzünden Bilim ve Teknik gibi bir popüler bilim dergisi bile evrimi anlatamazken; Bilim ve Gelecek dergisinin editörlüğünü bilimi ve doğruları gözeterek yapan Baha Okar, 21 Eylül günü “Devrimci Karargah operasyonu” kapsamında tutuklanmıştı.

BDP’li siyasetçiler KCK dosyasına dahil edilerek cezaevine konuldu. “Gaye operasyonu”nda gözaltına alınan ve tutuklanan Atılım gazetesi yazarları ve ESP’liler 5 yılı aşkın bir süredir cezaevinde. SDP Genel Başkanı ve yöneticileri, TÖP sözcüleri de Devrimci Karargah dosyasına dahil edilerek yakın zamanda tutuklanmışlardı. OdaTv baskınından sonra Soner Yalçın ile mesai arkadaşları içeri alındı.  ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü'nde Araştırma Görevlisi olan Coşkun Musluk “Ergenekon soruşturması” kapsamında tutuklandı. 3 Mart sabahı ise sıra Ahmet Şık ve Nedim Şener’in de içinde bulunduğu 5 gazetecinin gözaltına alınmasına gelmişti. Ve aynı senaryo bir kez daha sahneye konuldu. Gazeteciler, rasyonel hiçbir değeri olmayan "Ergenekon örgütü üyesi olmak" iddiasıyla tutuklanarak Silivri’ye gönderildiler.

T.C. bir hukuk(!) devleti olmalıydı
Kendisine denk muhalifleri, iktidara geldikten sonra nasıl ekarte ettiğini bildiğimiz AKP bu dönemde ise, muhalefet sahnesinde kalmış daha küçük odakları sindirmeye çalışıyor. AKP'nin medyaya yaptığı operasyon da bunu kanıtlar nitelikte. Bu operasyon da "yasal" yolları zorlayıcı şekillerde yapıyor. Kamuoyundan sır gibi saklanan "gizli delillere" dayandırılan suçlamalarla tutuklanarak yargıya sevk edilen gazeteciler, tıpkı benzer davalardan içeri alınan bazı AKP muhalifleri gibi suçları kesinleşmese de fiili bir mahkumiyet yaşıyorlar. Öyle ki; cemaatin hegemonyası altındaki yargıda davalar bir türlü başlamıyor, başlayanların duruşmaları fi tarihine erteleniyor...

AKP elini basından çek!
Gazeteciler; Gazetecilere Özgürlük Platformu'nun çağrısı ile geçen hafta İstanbul'da gerçekleştirdikleri eylemin bir benzerini de 19 Mart Cumartesi günü Ankara'da gerçekleştirmek için bir araya geldiler. 26'sı uluslararası 92 mesleki örgütün oluşturduğu 'Gazetecilere Özgürlük Platformu', AKP'nin medyayı sindirme operasyonu kapsamında içeri alınan ve yok yere tutuklu bulunan meslektaşlarının serbest bırakılması talebinde bulundu.

Gazeteciler 12:00 da Kolej Meydanı'ndan SSK İş Hanı önüne basın açıklaması yapmak için yürüdüler. Türkiye'de ancak kırıntıları kalmış denebilecek basın özgürlüğüne sahip çıkmak için "Özgür basın susturulamaz”, “Çeteler dışarıda, gazeteciler içeride”, “Özgür basın, özgür toplum”, “Gazeteciler çıkacak, yine yazacak”, “Boyun eğme AKP’ye dur de” "Hrant için, adalet için" sloganları attılar.

 

YARINLAR

20 Mart 2011{jcomments on}

Bilim ve Gelecek

bilim-ve-gelecek-99