Milliyetçilerin oyunu almak adına Kürt sorununu terör sorunu olarak tarif eden zihniyet 13 genç insanın hayatının siyasi sorumluluğunu da o zamandan omuzlarına almıştı.
Eli sopalı terörle mücadele uzmanları yeniden televizyon ekranlarında bölge haritası üzerinde ahkam kesiyorlar. Diyarbakır Dolapdere kırsalında 13 askerin ölmesiyle sonuçlanan çatışmanın ardından içine sürüklendiğimiz toplumsal ruh halinde en iyi reytingi bunlar yapıyorlar. Çoğunluğu emekli generallerden oluşan bu güruh "PKK on adımda nasıl bitirilir" türünden askeri reçeteleri ile bir yandan halkımızın askeri donanımına taktik zenginlikler katarken bir yandan da milletin maneviyatına moral katıyor. Birkaç gün ekranlarda kalıp gündemin soğuması ile rafa kaldırılmasına alıştığımız bu "askeri çözüm" uzmanlarına bu defa daha uzun maruz kalacağımız anlaşılıyor.
Başbakan Erdoğan seçim kampanyası sırasında Kürt sorununun "artık" çözüldüğünü ilan ettiğinde aslında bugünün askeri çözüm eksenli siyasi ortamının müjdesini verdiğini kendisi de biliyordu. Oturduğu yerden Kürt sorununun bittiğini ilan eden her siyasi özne aslında kendi adına yeni bir sorun tarif etmiş oluyor: Terör sorunu! Milliyetçilerin oyunu almak adına Kürt sorununu terör sorunu olarak tarif eden zihniyet 13 genç insanın hayatının siyasi sorumluluğunu da o zamandan omuzlarına almıştı.
Önümüzdeki dönem siyasi tartışmaların askeri operasyon ve çatışmalara yenik düşeceği tespiti Kürt sorununun ülke gündeminde seyri konusunda geri atılmış bir adım gibi görülmemelidir. Zira AKP'nin geçtiğimiz dönem açılım başlığı ile yürüttüğü siyasi çözüm ile bugün ciddi bir seçenek olarak yeniden gündeme aldığı askeri çözüm arasında özde bir farklılık yoktur. Farklı olan yalnızca araçlar ve yöntemdir. AKP'nin aklının erdiği her iki yöntem de Kürt halkının örgütlü varlığını yok ederek bölgeyi siyasi olarak teslim almayı amaçlamaktadır.
YARINLAR
19 Temmuz 2011


