Halklara karşı suç işlemek konusunda kimse emperyalistlerin eline su dökemez! Savaşın esas nedeni Kaddafi’nin muhalif hareketlere karşı silah kullanması değil; emperyalist saldırganlık ve yayılmacılığın Libya’yı kendi çıkarları doğrultusunda dönüştürmek istemesidir.
Geçtiğimiz haftasonundan beri kamuoyu yeni bir emperyalist saldırganlığa tanık oluyor! ABD ve Avrupalı emperyalistler, Kaddafi diktasını bahane ederek Libya halkının üzerine bomba yağdırıyor. Yakın geçmişte Yugoslavya, Afganistan ve Irak’ta örneklerini gördüğümüz emperyalist vahşet yine “insan hakları”, “demokrasi” ve “barış” için insan haklarını, demokrasiyi ve barışı ayaklar altına alıyor hem de milyonlarca Libyalı ile birlikte!
Hatırlanacağı üzere, 2011 yılının Ocak ayından itibaren baş gösteren ve neredeyse Arap coğrafyasının tümünü kapsayan isyan dalgasıyla birlikte Arap halkları, yıllardır kendilerine kan kusturan işbirlikçi düzen sahiplerine kimsenin beklemediği bir kararlılıkla başkaldırmışlardı. Bu süreç aynı zamanda başta ABD olmak üzere bütün emperyalistlerin, kendi kontrollerinde olan mevcut statükoyu korumaları, koruyamayacakları durumda ise istedikleri gibi yönlendirmeye çalışmaları anlamına geliyor ki, bugün Libya’ya yapılan saldırının arka planında da bu gerçek yatıyor! Emperyalistler kendi planlarını bozan halk kitlelerini Libya özelinde hizaya sokmaya çalışıyor!
Mısır’da Mübarek’in polis gücü ve paramiliter birlikleri Tahrir Meydanı’ndaki halka saldırırken ya da bir aydır Bahreyn’de gösteri düzenleyen silahsız halk kitlelerine devletin askeri ve polisi kurşun yağdırırken, muhataplarına en fazla “itidal” çağrısı yapan Amerikalı ve Avrupalı uygarlık timsalleri; Kaddafi’nin silahsız halka saldırdığını bahane ederek Libya halkına savaş açıyor!
Libya’ya yapılan saldırı, sadece emperyalist saldırganlığın değil aynı zamanda burjuva diplomasisinin de ne denli kokuşmuş olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Birkaç ay öncesinde Kaddafi ile yanak yanağa dolaşan İtalya Başbakanı Berlusconi, İtalyan hava üslerini Libya’yı vurmak için koalisyon güçlerine açıyor; barış güvercini misali ortalıkta dolaşan Obama saldırıya kılıf bulmak için kılı kırk yarıp bahaneler üretiyor! Katar ve Suudi Arabistan gibi işbirlikçi Arap ülkeleri her zamanki satılmışlıklarıyla emperyalistleri destekliyorlar! AB ise saldırının meşru olduğunu, zira ortada geçerli bir BM kararı olduğunu iddia ediyor; sanki BM kararı olmadan yapılan saldırılarda ilkeli tutumlar sergilenmiş gibi herkes üç maymunu oynuyor AB içinde! Dün “NATO’nun Libya’da ne işi var” diye kükreyen Tayyip Erdoğan, bugün “biz Kaddafi’yi uyardık, bizi dinlemedi” diyerek işin içinden sıyrılmaya çalışırken diğer yandan da “saldırının nimetlerinden nasıl yararlanırız”ın hesabını yapıp emperyalistlerle at pazarlığına girişiyor!
Kaddafi’nin elindeki sayısız miktardaki kimyasal ve biyolojik silahla ne kadar tehlikeli bir lider olduğu yalanı medyada pompalanmaya başlandığına göre, saldırının medya ayağı da başarıyla yürütülüyor demektir. Üstelik medya bununla da yetinmiyor. Eski büyükelçisinden paşasına türlü türlü diplomat eskisi ve stratejist bir araya gelip, savaşı değerlendirmek adına, “ahlar vahlar” içinde Kaddafi’nin halkına yazık ettiğini söylüyorlar, dalga geçer gibi… Emperyalist saldırıyı haklı çıkarabilmek için Kaddafi'nin kişilik bozukluklarından dem vuranların adalet duygusu Tayyip Erdoğan'nın kankası Berlusconi söz konusu olduğunda bir devlet adamından bahsetmenin ağırlığı ile konuşmayı kaldırabiliyorsa kimse Libya için demokrasiden haktan hukuktan söz etmesin.
Halklara karşı suç işlemek konusunda kimse emperyalistlerin eline su dökemez! Savaşın esas nedeni Kaddafi’nin muhalif hareketlere karşı silah kullanması değil; emperyalist saldırganlık ve yayılmacılığın Libya’yı kendi çıkarları doğrultusunda dönüştürmek istemesidir.
22Mart 2011
YARINLAR