Temel İdeolojik Yönelimler

ideolojiYayın politikamızı belirleyen genel kabuller, ilkeler ve ideolojik çerçeve...

Abonelik

abonelikYarınlar'a abone olun, hem dergiye katkıda bulunun hem de derginiz her ay adresinize gelsin.

Dergi Arşivi

arsivYarınlar'ın geçmiş tüm sayılarına, yayınlamış tüm yazılarına ulaşabilirsiniz.

Bunlar kimin çocukları?

alperen

Devrimcilerle ülkücü-faşistlere aynı mesafede olmaya fazlasıyla alışmış medya, sanıyor ki sandık-dışı siyaset, yalnızca ‘sağ-sol çatışması’ olarak üniversite kampüslerinde yaşanır! Ama Topkapı Sarayı’nda Alperenler medyaya koca bir ‘nah’ çekiyorlar ve “eşit mesafede olmaya devam edin” diyorlar!

Haftasonu görseliyle yazılısıyla bütün medya, İdil Biret’in Topkapı Sarayı’nda vereceği konser sırasında gerçekleştirilen “protesto” ya da “provokasyon”la ilgilendi. Protesto, Büyük Birlik Partisi’nin gençlik örgütü gibi çalışan Alperen Ocakları tarafından gerçekleştirilmişti ve gerekçe kutsal emanetlerle dolu bir mekânda şarap içilerek konser dinlenmesiydi.

Bundan üç buçuk ay önce BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu helikopter kazasında öldüğünde, Yazıcıoğlu’na methiyeler düzen, onun hoşgörüsünden, insan sevgisinden, barışçılığından dem vuran medya; ‘ölünün arkasından kötü konuşulmaz’ misali, ne katledilen yedi TİP’li genci, ne Maraş’ı, ne Sivas’ı ne de Hrant Dink’i hatırladı. Ama bugün Alperenler ‘yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır’ diyor ve medyaya hatırlatıyor: Yedi TİP’li devrimciyi de Maraş’ı da Sivas’ı da, Hrant’ı da… Alperenler, Topkapı Saray’ında, Baskın Oran’a da, zihinleri bulanmış bir avuç aymaz liberale de hatırlatıyorlar ne kadar demokrat olduklarını ve bundan sonra da demokrat olacaklarını…

Devrimcilerle ülkücü-faşistlere aynı mesafede olmaya fazlasıyla alışmış medya, sanıyor ki sandık-dışı siyaset, yalnızca ‘sağ-sol çatışması’ olarak üniversite kampüslerinde yaşanır! Ama Topkapı Sarayı’nda Alperenler medyaya koca bir ‘nah’ çekiyorlar ve “eşit mesafede olmaya devam edin” diyorlar!

Faşizm üniversite kampüslerinden çoktan çıktı ve şimdi burjuvazinin ‘sarayı’na saldırmaya başladı. İronik bir durum ama sarayın sahipleri sakın telaşlanmasın! Saldıran kendi çocuklarınız ne de olsa... Vereceği zarar sınırlıdır. Evlat babaya ihanet eder mi hiç?

Hala korkuyor musunuz yoksa?

O zaman şöyle diyelim: Siz piyano çalmaya devam edin!

Bizim piyanoyu çalmamıza çok az kaldı çünkü. Tadını çıkarın bari!

13 Temmuz 2009

YARINLAR{jcomments on}