Temel İdeolojik Yönelimler

ideolojiYayın politikamızı belirleyen genel kabuller, ilkeler ve ideolojik çerçeve...

Abonelik

abonelikYarınlar'a abone olun, hem dergiye katkıda bulunun hem de derginiz her ay adresinize gelsin.

Dergi Arşivi

arsivYarınlar'ın geçmiş tüm sayılarına, yayınlamış tüm yazılarına ulaşabilirsiniz.

Başkaldırıyoruz!

baskaldiriyoruz-odtuÖğrenciler AKP Genel Merkezi’ne yürüyemediler belki ama üniversiteleri kendisi açısından dikensiz gül bahçesine çevirmeyi amaçlayan AKP’ye başkaldırmayı başardılar ki, bu süreçte ilk elden önemli olan da buydu zaten!

2010 yılı Dolmabahçe, Cebeci ve ODTÜ’den yükselen öğrenci direnişleriyle kapanmıştı. 2011 yılı da öğrenci gençliğin direnişi ve kararlılığı ile açıldı. 5 Ocak’ta Ankara ve Hacettepe Üniversitelerinden gelen arkadaşlarıyla buluşup, hep bir ağızdan “başkaldırıyoruz” diyerek, AKP Genel Merkezi’nin önüne yürümek isteyen ODTÜ öğrencileri bir kez daha polis şiddeti ile karşı karşıya kaldı. Öğrenci gençlik gerçekleştirmek istediğini gerçekleştirememiş gibi görünse de, hem polis şiddetinin bir kez daha basın ve kamuoyu önünde deşifre edilmesinin, hem de üniversitelere bir saldırı süreci başlatan AKP’ye karşı kararlı bir direniş hattı inşa edilmesinin önemi düşünüldüğünde, büyükçe bir adım atıldığını söylemek gerekir. Bir başka deyişle, öğrenciler AKP Genel Merkezi’ne yürüyemediler belki ama üniversiteleri kendisi açısından dikensiz gül bahçesine çevirmeyi amaçlayan AKP’ye başkaldırmayı başardılar ki bu süreçte ilk elden önemli olan da buydu zaten!  

Kırk yıllık devlet klasiği
Öğrencilerin kararlı bir muhalefet süreci başlatması, muhalefetsizliğe alışan -ve bu nedenle de biraz şaşıran- ama bu sefer “hedef” olduğunun da farkında olan siyasi iktidarı rahatsız etti. Tayyip Erdoğan ve yumurta yiyen bakanlarının sert ve tavizsiz tavırlarının tek başına öğrenci muhalefeti karşısında etkili olmadığı anlaşıldığında ise kırk yıllık orta oyunu ve bir devlet klasiği olan “iyi polis-kötü polis” senaryosu devreye sokuldu. Tayyip Erdoğan bir taraftan kötü polis rolünü sürdürüp, öğrenciye aman vermeyen devletlû başbakan olmaya devam ederken, Abdullah Gül üniversitelerden seçilen düzmece temsilcileri köşkte ağırlayıp “biz de öğrenci olduk, sizleri anlıyorum” mesajları vermeye başladı. Öğrencilerin düzmece temsilcileriyle yenen yemek sonrasında ilgililere “öğrenci sorunlarıyla ilgilenin”, polise de “dikkatli olun” talimatları veren “ılımlı cumhurbaşkanı” itina ile çizilmiş bir “iyi polis” portresi sundu. Kürt sorununda da benzer bir role soyunup medyanın sempatisini kazanmayı başaran Gül’ün bu tarzında şaşılacak bir şey yok. Dediğimiz gibi kırk yıllık bir orta oyunu, bir devlet klasiğidir bizlere yutturulmaya çalışılan bu senaryo!

Marjinal olan kim?
Gül’ün oynadığı iyi polis rolünü anlamlı kılacak bir de “iyi öğrenci” rolü yaratıldı bu süreçte. Öğrencileri “anlamaya” çalışan ılımlı cumhurbaşkanının talimatı ile düzenin ve onun temsilcileri tarafından çok kolay “anlaşılabilecek” düzmece öğrenci temsilcileri de bu iş için biçilmiş kaftandı. Nitekim öğrencilerin gerçek temsilcileri AKP Genel Merkezine yürümek için polis barikatını zorlayan veya Köşk’teki ağırlamayı protesto eden “kötü öğrenci” olurlarken; düzmece temsilciler jöleye bulanmış saçları ve jaguar marka arabalarıyla köşkte nasihat dinleyip sorunlarımızı dillendiren iyi öğrenci oluverdiler! İyi öğrenci olmaları yetmedi, bir de “kötü öğrencileri” “marjinal” ilan ettiler. AKP’nin üniversitelere yönelik saldırısına karşı direnen yüzlerce öğrenci “marjinal” ilan edilirken, jaguar marka otomobile binenler öğrenci temsilcisi oluverdi! Kırk yıllık devlet klasiği orta oyunu olmaktan çıkıp hiç de komik olmayan bir komediye dönüştü!

AKP’ye de, onun basınına da, polisine de sormak gerekir: “marjinal olan kim”, diye… Jaguarlı öğrenci temsilcileri mi? Yoksa ömrü hayatında jaguar marka bir otomobil görmemiş öğrenciler mi? Abdullah Gül ile el sıkışan öğrenciler mi, yoksa polisin tazyikli su sıktığı öğrenciler mi gerçek temsilci?

Gerçek bir öğrenci muhalefeti inşa ederek üniversitelerini AKP’ye karşı savunan, klasik devlet senaryolarını ve düzmece öğrenci temsilcilerini teşhir eden, hiçbir suretle baş eğmeyip, her daim başkaldıran öğrenci gençliğin haklı mücadelesini selamlıyoruz; başkaldırıyoruz!

9 Ocak 2011

YARINLAR{jcomments on}

Bilim ve Gelecek

bilim-ve-gelecek-99