AKP için bu ülkenin gördüğü en demokrat hükümetlerden biridir denildi. Kemalist bürokrasinin karşısında ezilenleri, darbecilerin karşısında çoğulculuğun sesini AKP’de bulanlar, ülkemizin yoksul emekçi halkına bir umut kapısı olarak bu işbirlikçi takımını gösterenler bugün gazetelerinden Pazar günü yapılan Mersin mitinginde Başbakan’ı ne büyük bir kalabalığın dinlemeye geldiğini yazacaklar. Binlerce yurttaşımız bu ideolojik bombardımanın etkisi ile hala AKP meydanlarını doldurmaya devam ediyor. Pazar günü Mersin’de de böyle oldu.
Ancak bir kişi eksikti. 11 Şubat 2006’da Erdoğan’ın Mersin gezisi sırasında “Çiftçinin hali ne olacak? Anamız ağladı. Hangi yüzle geliyorsun buraya?” diye bağıran, Erdoğan’ın da “Ananı da al git” dediği çiftçi 47 yaşındaki Mustafa Kemal Öncel, dünkü AKP mitingi öncesi gözaltına alındı. Hiçbir somut gerekçe gösterilmeden karakola götürülen Öncel olayı şöyle anlattı: “Dün polis beni takibe almıştı. Beklediğim bir sonuçtu. Ben bir şey yapacak değildim. Ben Türkiye sınırlarını aşmış bir feryada imza atmış bir kişiyim. Bugün kalkıp da geçen senede buraya gelen başbakanın mitingine katılacak kadar aklımı kaybetmedim. Dünden beri polis takibindeydim. Nereye adım atarsam beni takip ediyorlardı. Ben de gece evime geldim. Sabaha kadar sivil polis ekipleri evimin etrafını sardı. Ben geceyi evimde geçirdim. Sabah olduğunda anneme gitmek durumundaydım. Dolmuşa bindim. Mezitli girişinde beni gözaltına aldılar.”
Darbeye karşı demokrasi için AKP’nin peşinden 70 milyon adım atanlar, bu halk düşmanlarını ‘halk adamı’ ilan edip baş tacı edenler, televizyon ekranlarından Gülen cemaatini ‘sivildir’ diyerek meşrulaştıranlar… Şimdi gidip Mersinli çiftçiye bu ülkede demokrasinin Erdoğanların rahat rahat miting yapma özgürlüğü ile kısıtlı olduğunu anlatıverin. Alın size demokrasi… Bundan ötesini mi düşlemiştiniz? Birkaç milyon adım daha atmayı deneyin.
Anlı şanlı ‘Davos fatihi’ Erdoğan, 3 yıl önce ‘artistlik yapma lan’ dediği 47 yaşındaki çiftçinin isyanından korkuyor. İyi ediyor. O gün koruma ordusunun uzaklaştırdığı çiftçinin boğulan sesi kulaklarında çınlıyor olmalı: “Benim karşıma çıkacak güce sahip değil, hangi yüzle geldi buraya?”
YARINLAR
{jcomments on}


