AKP: Meclise yürümek yasak, gidin OSTİM'de can verin!
Bu zorbalığa, torba yasayla halkın haklarına dizginlerinden boşanmışçasına saldıran piyasacı AKP iktidarına karşı mücadeleyi büyütmek solun önündeki en yakıcı görev olarak duruyor.
Gün, kendini yenilmez belleyen AKP'ye kazın ayağının öyle olmadığını halkın mücadelesiyle gösterme günüdür!
Genel seçimler yaklaştıkça emekçilere karşı tutumunu sertleştiren AKP diktası; DİSK, KESK, TMMOB ve TTB'nin çağrısıyla emek düşmanı "torba yasa"ya karşı Türkiye'nin dört bir yanından Ankara'ya yürüyen ve TBMM çevresinde insan zinciri oluşturup özlük haklarını gasp eden bu saldırıya göğüs germek isteyen binlerce emekçiyi yine "ileri demokrasi" ile karşıladı. Mecliste yasa tasarısının görüşülmesiyle eşzamanlı olarak gerçekleştirilmesi düşünülen eylem, AKP'nin demokrasi duvarına tosladı. Önlerine polis barikatları dizilen ve meclise yürümelerine engel olunan emekçilerin bu en demokratik eylemine, kısacası emekçilerin herhangi bir hak talebine AKP'nin en ufak tahammülü olmadığı bir kez daha kanıtlandı.
Emekçiler meclise yürümeye hazırlanırken, aynı saatlerde Ankara OSTİM'de iş güvenliği olmayan çalışma koşullarının sonucu olarak bir iş yerinde meydana gelen patlamada en az yedi emekçi hayatını kaybetti, onlarcası yaralandı. Tuzla tersanelerinden hatırlarımızda kalan ölüm cenderesinin aynısı OSTİM'de yine emekçiyi vurdu. Bir yanda güvencesiz, niteliksiz çalışma ve kötü çalışma koşulları emekçilerin canını alırken birkaç kilometre ötede AKP hükümeti ve polisi tersanelerde, fabrikalarda, iş yerlerinde insanca koşullarda çalışma haklarına ve iş güvencelerine sahip çıkmak isteyen emekçilere zulmediyordu.
AKP'nin, polisi ve yandaş basını ile halka karşı giriştiği kirli savaşın son örneğini Tayyip Erdoğan'ın Erzurum'da yandaş öğrenci temsilcileriyle yaptığı görüşme öncesinde de görmüştük. Görüşme öncesi Erzurum valiliği, görüşmeyi demokratik haklarını kullanarak protesto etmek isteyen öğrencilerin eyleminin yasadışı olduğunu, eyleme izin verilmeyeceğini açıklamıştı. Yandaş medyanın Erzurum halkını galeyana getiren yayınlarıyla devam eden saldırı, Erzurum'a gitmek isteyen öğrencilerin otobüslerini arama bahanesiyle yol boyunca defalarca kez durduran polisin fiili olarak engellemesiyle son bulmuştu. Bugün Ankara'ya yürüyen emekçiler için de yapılan aynıydı; önce Ankara valiliği eylemi yasadışı ilan etmiş, yandaş basında “provokatörler Ankara'ya yürüyor” soslarıyla servis edilen haberler yayınlanmış, kimlik araması ve GBT kontrolü yapma bahanesiyle diğer illerden gelen birçok otobüs defalarca durdurulmuş, hatta polis DİSK’e ait olan ve İstanbul’dan gelen 4 otobüse el koymuş, neticede ise AKP despotluğu polis barikatı, cop, tazyikli su ve biber gazı olarak emekçilerin karşısında ete kemiğe bürünmüştür.
AKP faşizminin emekçilerin hak mücadelesine en ufak tahammülü yoktur. Emekçiye müstahak gördüğü tavır ise nettir: Hak aramak için meclise yürümek yasak, gidin OSTİM'de efendi efendi can verin! Bu zorbalığa, torba yasayla halkın haklarına dizginlerinden boşanmışçasına saldıran piyasacı AKP iktidarına karşı mücadeleyi büyütmek solun önündeki en yakıcı görev olarak duruyor. Gün, kendini yenilmez belleyen AKP'ye kazın ayağının öyle olmadığını halkın mücadelesiyle gösterme günüdür!
3 Şubat 2011
YARINLAR{jcomments on}