Anasayfa İçerik Güncel Yazılar Sınıf eşitsizliğine "dindar gençlik" örtüsü - Uğur Erözkan

Sınıf eşitsizliğine "dindar gençlik" örtüsü - Uğur Erözkan

sinif esitsizligiAKP'nin dindar bir nesil yetiştirmekten başka bir çözümü yoktur. Çünkü bu vahşi kapitalizm ancak dev bir işsizler ordusu ile varlığını sürdürebilir. Tabii bıçağın kemiğe dayandığı “o gün”e kadar. İşte AKP'yi “o gün”ün yaklaştığı korkusu sarmıştır. Dindar, itaatkar, isyan etmeyi aklının ucundan geçirmeyen bir nesil yetiştirme gayreti bundandır.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 6 Şubat günü Fatih Projesi töreninde yaptığı konuşma birçok kişi tarafından eleştirildi. Eleştirilerin temelinde laiklik ilkesinin fiilen ilga edilmesi, ateistlere yönelik saldırgan ifadeler kullanılması ve dinin devlet eliyle topluma aşılanması yer alıyor. Kuşkusuz bu eleştirilerin hepsi haklıdır. AKP artık gizleme gereği duymadan bu siyasetleri yürütmektedir. Ancak konuşmanın çok daha önemli olan bir yanı birçok yazar tarafından atlanmıştır. AKP'nin bu siyasetinin temelinde kapitalizmin üzerine kurulu olduğu ve neoliberalizm döneminde ayyuka çıkmış olan sınıfsal eşitsizliğin bir isyan dalgası yaratmasının önüne geçme amacı yatmaktadır.

Konuşmadan şu bölümü inceleyelim: “Köşelerinde yazanlara sesleniyorum; bu gençliğin tinerci olmasını mı istiyorsunuz? Siz bu gençliğin büyüklerine isyankar bir nesil mi olmasını istiyorsunuz? Siz, bu gençliğin milli, manevi değerlerinden kopuk, hiçbir istikameti, meselesi olmayan bir nesil mi olmasını istiyorsunuz?”

Evet, dindar bir nesil yetiştiremezlerse olacağı biliyor Erdoğan: ya tinerci olacaklar ya da isyan edecekler. Çünkü bir kesimin çocuklarının okula değil, oto tamircisinde çalışmaya giderken bir başka kesimin çocuklarının evlerinden servisleriyle özel okullarına taşındığı, ceplerinde iphone'ları, çantalarında ipad'leriyle her türlü bilgiye anında erişebildikleri bir toplum yaratılmıştır. Özel ders ve dershanelerin eğitimde muazzam büyüklüğe eriştiği bir endüstri haline geldiği Türkiye'de, bu da yetmezmiş gibi, üniversite kapıları cemaat “şifre”leriyle bir kesimin çocuklarına ardına kadar açılmaktadır.

AKP ile birlikte yükselen yeni burjuvaların çocukları için hayat standartları son 10 yılda inanılmaz derecede yükselmiş ve laik burjuvaların çocuklarının hayat standardını enikonu yakalamış gözükmektedir. Tayyip Erdoğan bununla övünebilir. Ancak toplumun en dibinde hırsızlık yapmazsa aç kalan, bankamatik kabinlerinde yatmazsa başını sokacak bir damı bile bulunmayan, ancak tiner çektiği zaman içinde bulunduğu kabustan biraz olsun uzaklaşabilen çocukların sayısı da inanılmaz derecede artmıştır.

Bu çocukların babaları belki AKP'den önce de yoksuldular; ancak AKP döneminde özelleştirmelerle işten atıldılar, yıllardır başlarını soktukları gecekondulardan kovuldular, hayat pahalılığı canlarına tak ettiği için ya ailelerini bırakıp kaçtılar ya da bir cinnet anında karılarını öldürüp cezaevine düştüler. Şimdi Başbakan “bırakalım da tinerci mi olsunlar?” diye soruyor. Çünkü sosyal devleti sermayenin çıkarları doğrultusunda paramparça edip emekçileri başlarının çaresine bakmaları için kendi hallerine bıraktıklarında onların çocuklarının tinerci olduklarını en iyi Başbakan biliyor.

Toplumdaki bu derin eşitsizliği çözemeyen AKP'nin dindar bir nesil yetiştirmekten başka bir çözümü yoktur. Çünkü bu vahşi kapitalizm ancak dev bir işsizler ordusu ile varlığını sürdürebilir. Tabii bıçağın kemiğe dayandığı “o gün”e kadar. İşte AKP'yi “o gün”ün yaklaştığı korkusu sarmıştır. Dindar, itaatkar, isyan etmeyi aklının ucundan geçirmeyen bir nesil yetiştirme gayreti bundandır.

7 Şubat 2012