Temel İdeolojik Yönelimler

ideolojiYayın politikamızı belirleyen genel kabuller, ilkeler ve ideolojik çerçeve...

Abonelik

abonelikYarınlar'a abone olun, hem dergiye katkıda bulunun hem de derginiz her ay adresinize gelsin.

Dergi Arşivi

arsivYarınlar'ın geçmiş tüm sayılarına, yayınlamış tüm yazılarına ulaşabilirsiniz.

Anasayfa İçerik Derlemeler Emperyalizm Bin Ladin gerçekte yaşadı mı! - Umur Talu

Bin Ladin gerçekte yaşadı mı! - Umur Talu

Bin Ladin gerçekte yaşadı mı!

Bush’un hayali neyse…

Obama’ya nasip oldu!

ABD’nin “neo-con” denen “muhafazakâr şahinler”inin emperyal rüyası dünyayı ne için birbirine kattıysa…

“Güvercin” emperyalizmine nasip oldu!

İşte iç savaşların içindeki Arap dünyası.

“Değişim” dinamiği, elbet “dışarıdan tetiklemeli”, kendi içindeki ateşe bırakıldı.

“Dışarısı”, kararınca bombalıyor…

Diktatörün çocuklarını filan vuruyor!

Tunus, hele Mısır öyle olmasaydı daha iyi olurdu; ama sonuçta ne oldu: Yine ordu!

İsrail’in nefret hedefleri, iki dikta: Libya, Suriye…

Bir de Bin Ladin!

Hay bin kunduz!

Bütün bunlar Bush’un, Cheney’in, Rumsfeld Wolfowitz’in hayalleriydi.

Pitipiti kara adam, rüyalarını çaldı!

Bin Ladin öldü, Borsa dirildi!

***

Bin Ladin, ABD’nin sadece hayali miydi?

Sadece kâbusu muydu?

Yoksa, kendi eliyle imalatı, kendi Frankenştayn’ını kendin yarat kampanyası, Ortadoğu’ya tahakküm için çilingiri miydi?

İnterneti çok iyi kullanan El Kaide ile Bin Ladin, hakiki mi, sanal mıydı?

Bin Ladinler, ABD ile (esas dikta, esas Ortadoğu kâbusu) Suudi Arabistan ve Pakistan gizli servisinin ortak mamulü değil miydi?

Sovyetler Afganistan’ı işgal ettiğinde, Suudi parası, CIA organizasyonu ile Afganistan, Ortadoğu ve Asya’nın dört yanından derlenen, Pakistan’a yığılan “mücahitler”, ABD’nin “özgürlük savaşçıları”,daha sonra “uluslararası terörizm” diye yeniden tanımlanmadılar mı?

Afganistan işgali, zaten çatırdayan, çürümüş, sosyalizm karikatürü, emperyalizm, kapitalizm mukallidi Sovyetler’in sonu oldu…

Ama “İslamcı terör” Soğuk Savaş Sovyetler’inin yerini doldurdu; sıcak savaş, işgal bahanesi halinde.

***

11 Eylül 2001’deki dört uçaklı saldırı, iktidara yeni gelmiş Bush ve çetesine küresel fırsat oldu.

Bin Ladin, petrol zengini bir Suudi idi…

Saldırı bildiğimiz gibiyse, uçaklardakilerin çoğu Suudi idi…

ABD, S. Arabistan’a değil; uzun süredir boru hattı “geçirmek” istediği Afganistan’a daldı. Tabii yanında biz ve ötekiler de!

Sonra, ikiz kule saldırılarının arkasındaki, kitle imha silahları cehennemi olarak Irak ilan edildi.

Bütün bunların yalan ve kurgu olduğu anlaşıldığında, Irak da işgal edilmişti!

***

Şimdi dinamit Nobel’in “barışçı Obama”sı başkanlığında, kartlar yeniden karılıyor.

“Kağıttan kaplanlar” yırtılıyor!

“İmalat hataları” toplanıyor.

İllüzyon değişimi yaşanıyor.

Bir çeyrek asırlık ihtiyaç belki de bitti.

Sovyetler’den sonra belki “İslam terörizmi”nin devri de tükeniyor.

İşgallerle, Filistin’le, diktalarla, aşağılanmayla ruhu yaralı bir dünyanın, Ortadoğu’nun içindeki ateş ve kaynama, “kardeş hesaplaşmaları”na, iç savaşlara terk ediliyor belki.

“Dışarıdan insani operasyonlar” ve seçilmiş kişileri, sivilleri hedef alabilen “resmi, meşru uluslararası terörizm” eşliğinde.

***

Bin Ladin, olan biteni baştan sona yanlış bilmiyorsak, elbet “terör”dü…

El Kaide, İstanbul da dahil, sivilleri hedef aldı; yüzlerce (binlerce) can aldı…

Fakat, yanlış bilmiyoruz ama aklımıza gelmiyor, Batı medyası pek konuşmuyor: “Terörle mücadele”terörden kat kat fazla can aldı.

Binlerce (on binlerce) sivil, “terörle mücadele” bombardımanları ve istilalarıyla katledildi.

Binlerce (onbinlerce) çocuk “savaş zayiatı” sayıldı.

Bin Ladin sadece öldürmedi; on binlerin katlinin de bahanesi oldu!

“Cihatçı” Bin Ladin, din ve köken üstünden, Batı’nın yeni “meşru” bir ırkçılık keşfedip emperyalist, sömürgeci, kibirli ruhunu kabartmasının…

Başta ABD, Batı’daki “demokratik otoriter” sisin koyulaşıp korkuları abartmasının, kendi halkları üstünde ekonomik, ideolojik, fiziki tahakküm kurmasının da aracı oldu!

***

O yüzden…

“En çok aranan adam”ın cesedini nedense hemen yok eden bir hız çağında…

Siyah avcı, Bin Ladin’in “sanal” cesedine basıp o kadim mağrur, Beyaz Adam pozunu verirken…

Hep birlikte sorabiliriz…

Bin Ladin gerçekte hiç yaşadı mı!

İllüzyon muydu, bir hayal miydi, hayalet mi?

Hortlar mı!

4 Mayıs 2011/Habertürk

{jcomments on}