10 Eylül 2010, Cuma
   
Metin Boyutu

Arama

Erdoğan TEKEL işçilerine savaş açtı: İstemezükçüler

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında, Tekel işçilerinin eylemlerine yönelik, 'Olayı ajite ediyorlar' dedi.

erdogangruptopTEKEL işçilerinin eyleminin amacını aştığını, amacın hak arayışı değil hükümete karşı aleni bir kampanyaya dönüştüğünü savunan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, işçilere 'kullanılıyorsunuz', 'evlerinize dönün' diye seslendi. Eylemin yasal olmadığını öne süren Erdoğan, ay sonunda müdahale yapılacağını açıkça ilan etti. Erdoğan, "Biz demokratik davranışımızı bu ay sonuna kadar sürdüreceğiz. Bu yasal olmayan sürece bu ay sonuna kadar sabrediyoruz. Bu ay sonunda 4/C ile işlem bittikten sonra yasal adım neyse bu adımı biz atacağız. Kusura bakmasınlar bu ülke yol geçen hanı değlidir bu ülkenin sahipleri var" dedi.
Erdoğan dün partisinin grup toplantısında TEKEL işçilerinin eylemini değerlendirdi. TEKEL işçilerinin bir kısmının eylem yaptığını vurgulayan Erdoğan, bu konuda, sendikaları, muhalefeti ve basını eleştirdi. Erdoğan'ın mesajları şöyle:

İnkar ediyorlar

2004 yılında işçi sendikalarıyla yaptığımız müzakerelerin ardından işçi sendikalarının talebi doğrultusunda, onlarla birlikte çalışarak 4-C uygulamasını başlattık. Onlarla birlikte başlattığımız bu süreci şimdi aynı sendikalar inkar ediyor. ’4-C’nin gündemden çıkarılması lazım, 4-C kölelik anlayışıdır’ diyorlar, aynı kişiler. Bu nasıl bir dürüstlük? İşe ciddiyetle yaklaşmamız lazım. Biz ’özelleştirmelerden dolayı kimse işinden olmayacak. Hatta bizden önce işini kaybetmiş olan 14 bin işçiyi de 4-C kapsamına alacağız’ dedik ve aldık Bu iktidar mı işçiye karşı?

Medyaya tesüf etti

(4-C’lilerin ücretlerinde yapılan iyileştirmeleri anlattıktan sonra) Yazılı ve görsel medyaya sesleniyorum; ülkem, milletim adına kendilerine teessüf ediyorum, dürüst davranmadıkları için. Biz, bu milletin, tüyü bitmemiş yetimin parasının emanetçisiyiz. Bunu dürüst kullanmak zorundayız. Dedikleri şu: Günlerdir aç, susuz, bir simidi paylaşarak yiyorlar... Olay, ajite ediliyor. İşte fırınlardan, bakkallarda ekmekler geliyor, ekmekleri alıyoruz, paylaşıyoruz, o şekilde yiyoruz. Eğer onlar TEKEL işçisiyse dün itibariyle hepsinin maaşı takır takır ödenmiştir. Ayrıca, dün saat 15.00 itibariyle de kıdem ve ihbar tazminatları hepsinin hesabına yatmıştır. Asgarisi 20 bin liradan, azamisi 80 bin küsüre kadar tutan, ortalamada 40 bin lira olmak üzere kendilerine kıdem ve ihbar tazminatı hesaplarına yatmıştır. Nasıl oluyor da bu bir simidi paylaşarak yiyorlar? Nasıl oluyor da bir ekmeği paylaşarak yiyorsun? Hala maaşını alan insan durumundasın.

İstemezük dediler
Geçen hafta Perşembe günü kendileriyle görüştük. Baktık ki orada sadece bir kıdem tazminatı noktasında sıkıntıları var, bir iki konu daha söylediler. Dedim ki ’bakın şimdi biz kıdem tazminatlarının devamı noktasında eğer yasal bir mani yoksa bunun üzerinde arkadaşlarım çalışsın. Ama yasal mani varsa, biz şu anda kıdem ve ihbar tazminatlarınızı vereceğiz ama yeni bir süreci başlattığımız için yeni süreci kıdem tazminatı alacak şekilde düzenleyeceğiz.’ Bunu da artı olarak şimdi ayrıca getiriyoruz. Allah, Allah... Dün geldiler şimdi tekrar ’istemezük, biz bunu da kabul etmiyoruz.’ Kusura bakmayın. Biz yapılması gerekenin azamisini, fazlasıyla yaptık... Bizim bu kadar yapıcı yaklaşımımız karşısında bu ajitasyonlar nedir?

Baykal'a yüklendi
Bakıyorsunuz oraya giden kim, Sayın Baykal. Sayın Baykal, sen önce partine bağlı belediyelerde hiçbir hak tanınmadan tasfiye edilenlerin durumuna bak da önce onların sorununu çöz, önce onu hallet. Dürüst davran. Türk-İş’in önünde birikmiş olan 300-500 tane işçi ki (bunların yanına gelen bir çok uç kuruluşlar, hiç alakası olmayan, Öğretmen Olamayanlar Birliği...) Ne demek Öğretmen Olamayanlar Birliği ya? Böyle şey mi olur? Türkiye’de bazı şeyler cidden komikleşmeye başladı. Ne demek Öğretmen Olamayanlar Birliği?

Samimi davranmıyorlar
Geçen gün söyledim: ’Gelin, işçi, memur sendikaları bir araya gelsin, birleşsinler, ’çalışanlar’ adı altında sendikalarını kursunlar. Hepsiyle bırakın toplu görüşmeyi, toplu sözleşmeyi yapmış olalım.’ Çözsünler bu işi aralarında. Ama işlerine gelmiyor. Birisi bir taraftan vurmak istiyor, birisi bir taraftan vurmak istiyor. Kusura bakmasınlar, biz bu ülkeyi anlı, şanlı yöneteceğiz... Biz her seferinde olumlu yaklaştık, ben sendikacılıktan geliyorum, hayatımın çok önemli bir kısmını işçi olarak yaşadım. Türk-İş'in içindekiler bazıları beni tanır. İstanbul belediyesinde kendilerine ne hakları verdiğimi bilirler. Bildikleri halde bunları yapanlar dürüst samimi davranmıyorlar.

Pankartlar kızdırmış
Maalesef biz olumlu yaklaşımı işçi tarafında bulamıyoruz. Çünkü olay ideolojik grupların, aşırı uçların istismarına dönüşmüştür. Oradaki belli bir grup da ne yazık ki bu oyunun içinde, bu tuzağa düşmüş vaziyette. TEKEL işçilerinin eylemi tamamen amacını aşmıştır. Amaç, hak arayışı değil, Hükümete karşı aleni bir kampanyaya dönüşmüştür. Pankartlara, sloganlara bakın. Şahsımı, partimi hedef alan edep dışı, terbiye dışı bir üslup kullanılıyor.

Çetelerin yapmadığını
CHP, bu işçi kardeşlerimi istismar ediyor. MHP istismar ediyor. 1992-2003 arasında, bu ülkede CHP de MHP de iktidar ortağı oldular. Onların döneminde özelleştirme sonucu insan işinden oldu. 14 bin işçi sokağa terk edildi, onların iktidarları döneminde. Geldik o işçileri 4-C kapsamına biz aldık, biz istihdam ettik. Bunların içinde medya kuruluşları var. Marjinal örgütler, buradaki işçileri hala istismara devam ediyor. Medyayı da kullanarak...Çetelerin yapamadığını, hukuk dışı örgütlenmelerin yapamadığını, kirli senaryoların başaramadığını şimdi bu türden olumsuz olayları abartarak, ajite ederek, kışkırtarak başaracaklarını zannediyorlar.

Eve dönün çağrısı
Oradaki işçi kardeşlerime sesleniyorum; kullanılıyorsunuz. 3 milyonu aşkın işsizin vebali var. İşçilerin, asgari ücretlilerin, memurların, emeklilerin, tüyü bitmemiş yetimin vebali var. Bizim 4-C kapsamında çalışacak işçilere teklif ettiğimiz ücretle çalışacak bu ülkede milyonlarca işsiz var, milyonlarca asgari ücretli var. Burada oynanan oyunu iyi görmeniz gerekiyor. Bunu özelikle bugün buradan kendilerine duyurmak istiyorum. Buradaki olay hak arayışı içinde, masum talepler peşinde bir işçi eylemi olmaktan çıkmış, Hükümete karşı yeni bir senaryonun parçası olmuştur. Ben TEKEL’de çalışan ve önceki gün itibariyle kıdem ve ihbar tazminatları hesaplarına yatan tüm işçi kardeşlerime şunu tekrar hatırlatıyorum; kamuda çalışmaya devam etmek isteyen arkadaşlarımız gitsinler sözleşmelerini imzalasınlar. Eylemdeki işçi arkadaşlarıma da eylemlerine artık sonlandırarak evlerine dönme çağrısında bulunuyorum.

Müdahale resti
Hazinemizdeki her bir kuruş, milletimizin bize emanetidir. Her bir kuruşta tüyü bitmedik yetimin hakkı var ve biz o hakkı çar-çur etmeyecek, milletin emanetine asla suistimalle halel getirmeyeceğiz. Şu anda yapılan eylem, yasal değildir. Ne Abdi İpekçi’de ne de Türk-iş önünde yapılan... Bunlar yasal değildir. Fakat biz şu anda bu demokratik davranışımızı, bu ay sonuna kadar sürdüreceğiz. Bu yasal olmayan sürece, bu ay sonuna kadar sabrediyoruz. Ama bu ay sonu, 4-C ile ilgili işlem bittikten sonra yasal olan adım neyse, bu adımı bu defa biz atacağız. Bunu da ayrıca söylemek isterim. Çünkü, kusura bakmasınlar. Bu ülke yol geçen hanı değil, bu ülkenin sahipleri var.

Radikal

Yorum ekle


DERGİ ARŞİVİ

  • Dergi Arşivi

ANKET

Referanduma nasıl yaklaşmalı?

BİLİM VE GELECEK DERGİSİ

Reklam

BİLİM VE GELECEK KİTAPLIĞI

Reklam