İçerik
Haberler
Dünya Haberleri
Yunanistan battı sıra Portekiz’de
Krizdeki Yunanistan ekonomisi dünya gündemini işgal ederken, Portekiz’in durumunun ne olacağı merak uyandırıyor.
Yunanistan’ın ardından Avro Bölgesi’nde ikinci kriz kurbanının Portekiz olacağı yönündeki sinyaller güçleniyor.
20 Mayıs tarihine kadar 5,6 milyar; yılsonuna kadar ise toplam 20 milyar avroluk borç ödeme yükümlülüğü olan Portekiz, tıpkı Yunanistan gibi yükselen faizleriyle borç sarmalına girmiş görünüyor.
Kamu borçları, GSYH’sinin yüzde 86’sına ulaşan Portekiz’in, bu yılı atlatmasının çok zor olduğu; atlatsa bile yükselen faizlerle girilen aşırı borç yükünün ülkeyi tıpkı Yunanistan gibi bir borç krizine sürükleyeceği yorumu yapılıyor.
Yunanistan battı gibi
Bilindiği gibi finansman sıkıntısı yaşayan ve borçlanma faizlerinin uzun süredir yükseldiği Yunanistan’da, kamu borçlarının milli gelire oranı yüzde 124’e çıkmış durumda.
Borçlanma faizlerinin dün yeni bir rekor kırdığı Yunanistan’da, 10 yıllık devlet tahvillerinin faiz oranıyla, Alman Hazinesi 10 yıllık borçlanma senetleri faiz oranı arasındaki fark, bugüne kadarki en yüksek seviyesi olan yüzde 5,18’e yükseldi.
Bu borçluluk düzeyi ve borçlanma faizlerinin mevcut rekor düzeyiyle borçlarını ödemesi mümkün olmayan Yunanistan’ın, er geç iflas edeceği ve “AB-IMF Ortak Kurtarma Paketi” adı altında bir boyunduruğu kabul edeceğine kesin gözüyle bakılıyor.
Sıra Portekiz’de
10 yıllık Alman tahvilleriyle kendi 10 yıllık tahvilleri arasındaki farkın yüzde 4,5 seviyesine yükseldiği Portekiz ise, Yunanistan’a göre çok daha zayıf bir ekonomi.
2000’li yıllarda dünya kapitalizminin yaşadığı finansal genişlemeden nasibini alamayan ve mütevazı rakamlarla büyüyebilen Portekiz, geçen yıl yüzde 2,7 gibi oldukça yüksek bir oranda küçüldü.
Dünya finans merkezlerinin de daha az ilgi odağında olan Portekiz’in, mevcut borçlarını çevirmekte Yunanistan’a göre çok daha hızlı bir sıkıntı yaşayacağı ve belki de Yunanistan’ın hemen arkasından IMF-AB reçetesini uygulamaya koyulacağı konuşuluyor.
Hem Yunanistan’ın, hem de Portekiz’in avro para birimini kullanması, bu ülkelerin para birimlerinin değeriyle oynayarak politika geliştirmelerini engelliyor. Bu durum, hükümetlerin elinde tek politika olarak kamu harcamaları ve ücretlerin kısılması aracının kalmasına neden oluyor.
Verdikleri kredi notlarıyla uluslararası finans sermayesini yönlendiren Fitch ve Moody’s gibi “cellat” kuruluşlar ise, peşpeşe yaptıkları açıklamalarla Portekiz’in “ölüm fermanını” çoktan imzalamış durumdalar. Hatırlanacağı üzere bu kuruluşlar, aynı dönemde Yunanistan aleyhine ve Türkiye lehine yaptıkları açıklamalarla Türkiye sermaye piyasalarını şişirirken, Yunan piyasalarının çöküşünü güçlendirmişlerdi.
sol.org.tr{jcomments on}
| < Önceki | Sonraki > |
|---|


