Anasayfa İçerik Haberler Dünya Haberleri Suriye'deki katliam iddiaları gerçek mi?

Suriye'deki katliam iddiaları gerçek mi?

 

suriye-humus-katliamBugün Batı medyası yine muhaliflere dayanarak "Esad Humus'ta katliam yaptı" haberlerine yer verdi. İddiaya göre, ordu halka ateş açmış ve 200'ün üzerinde kişi ölmüştü. Suriye iddiaları yalanladı, görüntülerdeki naaşların silahlı gruplar tarafından işkenceyle öldürülen insanlara ait olduğunu söyledi.

Suriye ve dünya bugün yine "katliam" haberleriyle güne başladı. Kaynağı Suriye'deki muhalifler olan ve neredeyse tüm Batı ve Türk medyasında yer bulan habere göre, Suriye ordusu Humus'ta içerisinde insanların bulunduğu evleri bombalamış ve halkın üzerine ateş açmıştı. Rivayet ise muhtelifti: Bir iddiaya göre 217, bir iddiaya göre 260 kişi hayatını kaybetmişti. New York Times ve Guardian gibi gazeteler de muhaliflere dayanarak çeşitli ölü sayısı verdi, ancak ortada bir çelişki yine de mevcuttu.

 

Medyanın haber kaynağı, Suriye'deki "aktivistler". İşin ilginç yanı, bu "aktivistler" de birincil kaynak değiller, onlar da, Humus'taki "temaslarından" haber alıyorlar. New York Times'e konuşan bir Suriyeli muhalif, olayların silahlı grupların iki karakolu basarak çok sayıda asker kaçırmasıyla başladığını söylüyor. Kaçırılan askerlerin sayısı konusundaki rivayet yine muhtelif: Bir muhalif 13 derken, başka birisi 19 sayısını veriyor.

 

Suriye Ulusal Konseyi, ölü sayısının 260'ın üzerinde olduğunu iddia ediyor. Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi'nin başındaki Rami Abdulrahman ise Reuters'e sayıyı 217 olarak verdi. Bu sayıya Halidya ve çevresinde yapılan "bombardıman" dahil.

 

Suriyeli bir "aktivist"in açıklamaları ise hayli ilginç. New York Times'a konuşan muhalif, "Suriye benim için bitmiştir" dedikten sonra, "Bu bir iç savaş, artık kimse bizi koruyamaz" beyanında bulunuyor.

 

Suriye'den açıklama: Bombardıman yok
Medyada çıkan iddialara cevap olarak Suriye Devlet Ajansı Sana'da çıkan bir haberde, ortada çarpıtma ve yalan olduğu belirtilirken, Humus'ta çekildiği iddia edilen fotoğraflardaki cesetlerin ordu bombardımanı ile değil, silahlı terörist grupların kaçırdığı masum yurttaşların işkence edilerek öldürülmüş bedenleri olduğu iddia edildi.
Sana, cesetlerde herhangi bir bombardıman veya kurşun izinin olmadığını, hatta devlet televizyonunu arayan bazı yurttaşların fotoğraflardaki cesetlerin bir süre önce kaçırıldığı bilinen kendi akrabalarına ait olduğunu söylediklerini belirtti. Örneğin, Tana el-Muhammed adlı bir kadın, servis edilen görüntülerdeki cesetlerden iki tanesinin 17 gündür haber alamadığı kendi akrabalarına ait olduğunu söylüyor.

 

Halid el-Şalabi isimli Humus'ta oturan bir Suriye yurttaşı ise, silahlı terörist grupların asker üniforması giyerek etrafa rastgele ateş açtığını iddia ediyor.

 

Suriye elçiliklerine de eş zamanlı saldırılar
Bugün yaşanan bir diğer gelişme de, Suriye'nin dış temsilciliklerine yapılan saldırılardı. Suriye'nin Mısır, Kuveyt, Amman ve Londra'daki elçilikleri kundaklandı, taşlandı, yağmalandı.
Özellikle Suriye'nin Kahire'deki büyükelçiliği kullanılamaz hale geldi. Londra'da da 100 kişilik Suriyeli bir grup, gece elçiliği taşladı.

 

Bugün, Birleşmiş Milletler Suriye hakkında bir karar yayımlayacak. Arap misyonuna özel bir önem verileceği anlaşılan görüşmelerde, Arap ülkelerinin Esad'a çekil çağrısı yapmasının ve BM'nin de buna destek vermesinin yolları aranıyor. Rusya ve Çin ise bu çağrıya şiddetle karşı çıkıyor.

 

Elçiliklere saldırılar ve Humus'ta katliam haberlerinin BM'nin alacağı kararla ilgisi olduğu tahmin ediliyor.

4 Şubat 2012/Sol.org.tr