İçerik
Haberler
Dünya Haberleri
Batılı emperyalistler Afrika’nın güneşine de göz diktiler!
Batılı emperyalistler bugüne kadar Afrika kıtasının insanını, yeraltı zenginliklerini, denizlerini, ormanlarını yağmaladılar. Şimdi sıra güneşine geldi…
Deutsche Bank, Siemens, ABB, RWE, Abengoa Solar, MAN Solar Millennium, HSH Nordbank gibi büyük Avrupa tekellerinin başını çektiği “Desertec” adlı proje ile güneş enerjisinden elektrik üretileceği açıklandı. 400 milyar avroluk bütçe oluşturmaya hazırlanan büyük tekeller, “Desertec” adlı projeyle, Avrupa elektrik ihtiyacının yüzde 15’ini Afrika güneşinden sağlamayı planlıyor.
2050’de tamamlanabileceği belirtilen projeye göre, çöle ayna tarlaları kurulacak; sahra bölgesinin güneş ışınları çöle yerleştirilen aynalar vasıtasıyla suyun ısıtılmasına yarayacak; ısınan su tribünleri çalıştırarak elektrik enerjisi üretecek. Bu arada proje ile ilgili politik, sosyal, endüstriyel, hukuki bütün sorunlara karşı “The Desertec” isimli bir fonun da kurulduğu belirtildi.
Büyük tekellerin hazırladığı bu proje, batılı emperyalistlerin ne kadar ikiyüzlü, yağmacı, faydacı olduğunu bir kez daha teyit ediyor. Zira sömürgecilik dönemi boyunca Afrika kıtasını yağmalayan emperyalist güçler, yağmalanacak bir şey kalmayınca, kara kıtayı tarihinin dışına itmekte tereddüt etmediler. Zenginlikleri yağmalandıktan sonra kuraklaşıp çölleşen kıtada açlık, salgın hastalık ve ölüm kol gezmeye başladı. Ancak bu durum yağmacı sömürgecileri zerre kadar etkilemedi.
Son yıllarda ise kıtada bazı yeraltı kaynaklarının keşfedilmesi, emperyalist güçlerin uğursuz ilgilerini yeniden kıtaya yöneltmelerine vesile oldu. Bu “ilgi”, kıta halklarına etnik çatışma ve iç savaşlardan başka bir şey sunabilmiş değil henüz. Soykırıma varan çatışmalarda taraf olan emperyalist güç odakları, yüzbinlerce sivilin katledilmesini kıllarını kıpırdatmadan izlediler. Yani kıtaya dönük ilgilerinde Afrika halklarını hiçe sayan emperyalist güç odakları, yağma ve egemenlik dışında hiçbir şeyle ilgilenmediler. “Afrikalıları kurtaran beyaz adamlar”a ise ancak Hollywood tepelerinde çekilen Amerikan savaş propaganda filmlerinde rastlandı.
Şu günlerde “Desertec” projesini hazırlayan AB şefleri, vahşi sömürgeci zihniyetin 21. yüzyıldaki “uygar” temsilcilerinden başka bir şey değiller. İnsan gücü dahil üretici güçleri tahrip edilen kıtada toplumsal gelişim uzun yıllar boyunca baltalanabildi. Bu dönemde kıta halkları, emperyalistlere karşı değil, birbirleriyle savaştılar. Zira emperyalist güç odakları devşirdikleri savaş ağalarına destek vererek, kirli emellerine iç çatışmalar üzerinden ulaşmaya çalıştılar. Kıta halklarını vahim bir açmaza sürükleyen bu politika, şu ana kadar emperyalist güç odaklarını halkların tepkisine maruz kalmaktan korumuş görünüyor.
Gelinen yerde koşulların aynı şekilde devam etmesi pek olası görünmüyor. Toplumsal uyanışta sağlanacak gelişim, kıta halklarının namluları yeniden emperyalist güç odaklarına çevirmesine zemin hazırlayacaktır. 20. yüzyılın ikinci yarısında sömürgeci emperyalistlere karşı direnen halkların, içine yuvarlandıkları vahim durumdan kurtulabilmeleri için, emperyalistler ile işbirlikçilerine karşı yeni bir direnişi başlatmaları dışında bir çıkış yolları bulunmuyor.
kizilbayrak{jcomments on}
| < Önceki | Sonraki > |
|---|


